menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Zihniyet eril katliam sistematik

22 0
08.10.2026

Artık sözün bittiği yerde değil; sözün kurşuna, tetiğin kurala dönüştüğü; bıçağın çoktan kemiğe dayandığı değil, kemiği yarıp geçtiği yerdeyiz…

Türkiye’de her gün gazetelerin 3. sayfalarında, sosyal medya akışlarında ve akşam haberlerinde aynı acı cümlenin farklı isimlerle tekrarlandığına şahit oluyoruz: ‘Bir kadın daha katledildi.’

Türkiye’de kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin boyutunu gösteren veriler, sorunun yapısal niteliğini ve tırmanan tehlikeyi gözler önüne sermektedir. Raporlar gerçekten ürkütücü: En tehlikeli alan kendi evleri. Katledilen kadınların ortalama a’i en güvenli olmaları gereken yerlerde, yani kendi evlerinde öldürülmüştür. Kadınların yaklaşık €’i eşleri, eski eşleri, sevgilileri, babaları veya yakın aile ferdi olan erkekler tarafından katledilmektedir.

Raporlanan vakaların büyük çoğunluğunda gerekçe; boşanmak istemek, barışmayı reddetmek, ayrılmak veya kendi hayatına dair karar almak istemesidir.

Bu kayıplar basit birer istatistik, talihsiz birer asayiş olayı ya da münferit birer şiddet vakası değil. Türkiye’de kadın cinayetleri, toplumsal dokunun her bir hücresine sirayet etmiş, sistematik bir krizdir.

En acı verici olan ise, bu cinayetlerin neredeyse hiçbirinin sürpriz olmamasıdır. Katledilen kadınların büyük çoğunluğu daha önce........

© Yeni Yaşam