Devlet aklına karşı demokratik akıl
CHP’ye dönük mutlak butlan kararı ve genel başkanlığın Kılıçdaroğlu’na teslim edilmesiyle devlet aklı kavramı bir kez daha trend topic listesinde üst sıralara yükseldi. Devlet aklı kavramı tarihsel olarak ilk olarak Giovanni Botero’nun 1589 tarihli Devlet Aklı Üzerine (Della Ragion di Stato) adlı eseriyle modern anlamda kayıtlara giriyor. Fransızca’da Raison d’État, ‘devlet aklı’ ve ‘devletin varoluş sebebi’ anlamlarında kullanılıyor.
Devlet aklı literatürde farklı kavramlarla ikame ediliyor. Kimi için “derin devlet” kavramı, kimi için ise “hikmet-i hükümet” kavramı işlevsel. Her bir ikame kavram kendi içinde olayın-durumun farklı yönlerine atıfta bulunuyor. Hikmet-i hükümet (Ragion di Stato), sadece belirgin hale gelen bir tehdidi değil, aynı zamanda sezgisel ve muhakemeye dayalı olarak belirmesi ihtimali senaryolaştırılan tehdidi de algılıyor. Bu yazıda devlet aklı kavramına başvursak da teorik tartışma bağlamında hikmet-i hükümet kavramı daha açıklayıcı bir yerde duruyor.
Devlet aklı kavramı ne her şeyi açıklayan sihirli bir anahtardır ne de her durumda reddedilecek bir komplo söylemidir. Bu kapsamda bir gerçeklik şudur: Devlet aklı, siyasi iktidarları her kaybedişin eşiğinde bir kez daha hayatta tutma arayışıyla sınırlandırılamaz. İkinci gerçeklik ise şudur: Elbette siyasetçilerin pragmatizminin sınırları geniştir. Devlet........
