Ülkücü tayfa ve türevleri
Karnaval ve fuar benzeri yerlerde toplanan insanların dikkatini bir noktaya yöneltip cebindekini çalma uyanıklığı, “cambaza baktırma” olarak bilinir. Cambaz genellikle yukarlarda bir yerdedir. Başlar, oraya kaldırıldığında göz kapakları, görme alanını daraltacak şekilde aşağı inerken ağızlar da açılır doğal olarak! Görmeye odaklanmanın yerini aval aval bakışlar alır. Gösterinin sonunda göğse saklanan bayrak görülünce alkış için havaya kalkan eller kurbanları iyice savunmasız kılar. Önceden yerini alan eli çabuk cepçiler, bu sırada sanatını icra eder…
Siyaset erbabının sık sık başvurduğu bu yöntem, toplumu manipüle edip yönlendirmek için her dönem kullanıldı. Kimi zaman “Atatürk’ün evine bomba koydular”, “Camiye kızıl bayrak çektiler”, “Kuran-ı Kerim’i yaktılar”, “Bacımın başörtüsünü yırttılar” türünden yalanlarla düşmanlıklar üretilip buna hazır bekleyen güruhlar katliamlara, yağmalara yönlendirildi. Kimi zaman petrol, altın bulduk, zengin oluyoruz yalanlarıyla toplumsal tepkiler sönümlendi. Kimi zaman bu yolla toplumsal rıza üretilirken, kimi zaman da tam tersi siyaset değişikliklerinin, ‘U’ dönüşlerinin bahaneleri yaratıldı.
Teknik olanaklar, araçlar, yöntemler değişse de 6-7 Eylül’den Maraş’a, Sivas’a bütün katliamların bahaneleri aynıydı: Vatan, bayrak, cami, Kuran-ı Kerim, türban ve tabii ki Atatürk!
Değişmeyen bir şey daha var: Ülkeye büyük acılar yaşatan........
