Çocuk katilleri
İriyarı birkaç adamın, küçük bir çocuğa saldırısına tanık olsanız ne yaparsınız? Bedeli ne olursa olsun hemen müdahale mi edersiniz yoksa bağırıp çağırıp etraftan yardım mı istersiniz? Belki telefona sarılıp kameraya almaya çalışanlar da olur ama özellikle bu günlerde korkup uzaklaşacakların hiç de az olmayacağını söylemek mümkün. Böyle bir durumda, çocuğun bunu hak edip etmediğinin, ailesinin kim olduğunun, anne babasının iyi veya kötü insanlar olduğunun önemi var mıdır?
ABD ve İsrail’in birlikte, önce Gazze, şimdi İran saldırısı karşısında insanların tavırları hep yukarıda anlattıklarımı hatırlatıyor. İlk roketin hedef aldığı ana okulunda yaşamını yitiren kız çocukları bu savaşın adı olarak kalacağa benzer. Uluslararası toplumun, koca koca devlet başkanlarının Trump karşısında bel kırıp gerdan bükme hali ise içler acısı. Ne Gazze soykırımına ne İran saldırısına karşı ülkelerinden dişe dokunur bir tavır yok!
Çağımızın Hitleri Trump’ın, İran liderini öldürmeden önce Venezuela’da bunun provasını yaptığını söylesek yanlış olmaz. Dünyanın caydırıcı bir tepki üretmemesi, ABD’yi İran saldırısına adeta teşvik etti. Irak’a saldırdıklarında “kitle imha silahları!” gibi bir yalana sarılmışlardı. Şimdi ise İran’ın nükleer silah elde edemeyeceğini kendileri söylüyor! Trump canlı yayında tutumunu beğenmediği ülkeleri azarlayıp, yanında yer alanların sırtını sıvazlarken bütün ülkelere ayar vermeye çalışıyor. Gelişmeler bu zalimliğin İran’la da sınırlı kalmayacağı, bir sonraki adımın Çin’e yönelik olacağını gösteriyor. Çünkü İran ve Venezuela’nın ortak yönü her ikisinin de Çine yaptığı petrol........
