menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Devlet korkuyor

11 0
sunday

Bazı gelişmeler hayatın akışı içinde unutulur gibi oluyor. Bu durumlarda konunun esası gözden kaçıyor ve başka tartışmalar gündemi meşgul ediyor. İki yıl önce başlayan Barış ve Demokratik Toplum sürecinde de benzer bir durum yaşanmaktadır. Hatırlayalım, süreç başladığında Bahçeli, “Öcalan gelsin Meclis’te konuşsun” demişti. Geçen iki yıl içinde bırakalım Öcalan’ın Meclis’e gelmesini, herhangi bir tutuklunun sahip olduğu hakları kullanması bile pazarlık konusu olmaktadır.

Devletin soruna neden böyle yaklaştığını anlamak için sürecin mahiyetine, kimlerin sorumluluk aldıklarına, süreci yürütenlerin güçlerine, imkanlarına ve yaptıklarına bakılmalıdır.

Barış ve Demokratik Toplum süreci, kadim Kürt sorununun çözülmesi için geliştirilmiştir.  Sürecin temel hedefi, Kürtlerin özgürlüğünü ve bu amaçla devlete karşı başlattıkları isyanı, barışla ve demokratik toplumla sonuçlandırmaktır.

Bunun için Sayın Öcalan, önderi olduğu Kürt halkının ve kurucusu olduğu PKK’nin desteğine sahip olan başmüzakereci sıfatıyla, sürecin sorumluluğunu almış ve yürütmektedirler. Böyle olduğu için Sayın Öcalan, iki yıl içinde hiç kimsenin tahmin bile edemeyeceği adımların atılmasını sağlamıştır.

Devlet adına ise Cumhur İttifakı’nın yöneticileri olarak Erdoğan ve Bahçeli sürecin sorumluları durumundadırlar. Erdoğan ve Bahçeli’nin konuya yaklaşımları, sürecin hem bugününü hem de geleceğini anlamayı sağlayacaktır.

Erdoğan’ın birkaç defa DEM Parti heyetiyle görüştüğü ve birkaç defa da açıklama yaptığı biliniyor. Yapılan görüşmelerde ve açıklamalarda olumsuzluk olmadığı söylense bile, güven veren bir söylemin olduğu da söylenemez. Umut vermeyen bu tutumu gizlemek için........

© Yeni Yaşam