Süreç; gizli-saklı buraya kadar
Görünen o ki ‘sahada kaybettik, bunu kabul ediyoruz’ ama masada sizi yeneriz demek istiyorlar. Osmanlı’nın torunları olduklarını sık sık vurgulamaları da buradan ileri geliyor. Ama bizim de, yarım asırlık aktif en az yüz yıllık bir direniş ve mücadele deneyimimiz var. Bu halkın en değerli evlatlarının yarattığı ve bizleri her daim ayakta tutacak tarihi değerler var
Çerçeve yasa tüm eksiklikleri – yetersizlikleri ile Meclis’ten geçti. Hem de TBMM tarihinin en yüksek katılımlı oyuyla. Böylece, AKP’nin sürekli dillendirdiği ‘adım atmak için yeterli toplumsal mutabakat yok, halk desteği zayıf’ gibi argümanlar da tümüyle boşa düştü. Meclis’te bulunan partilerin -hayır oyu kullanmaları için görev verilen küçük bir azınlık dışında- hemen hepsi çıkarılan yasaya desteğini sundu. Sürecin devamından yana irade beyan etti.
Öyle ki, yasanın Meclis’ten geçmesinin ardından artık eski negatif tartışmalar yapılamaz oldu. Hemen herkes bu yasa nasıl uygulanacak, ne tür sonuçlar doğuracak diye yorum, değerlendirme yapmaya başladı. Ki, olması gereken de buydu.
Yasa ile, tam da, Önder Apo’nun ifadesiyle bir başlangıcın yapıldığı kesin. Bu başlangıcın devamı nasıl gelir, beklendiği gibi pozitif bir seyir mi izler süreç, yoksa aksi yönde mi gelişmeler olur bunu zaman ve mücadele gösterecek. Fakat iktidarın kimi söylem ve eylemlerinin sorunlu olduğu, böyle devam etmesi durumunda daha büyük sorunlara neden olacağı açık.
Mesela; hâlâ, sürecin başlatıcısı, yürütücüsü konumundaki Önder Apo’ya yaklaşım düzelmiş değil. Önder Apo’nun statüsü, özgür çalışma koşulları ile ilgili somut bir gelişme olmadığı gibi, rolünü göz ardı eden, toplumdan gizleyen yaklaşım devam ediyor. AKP yönetiminden teşkilatlara gönderilen belgede bunlar yazıyor. Güya ‘Önder Apo’nun........
