menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Maraş’tan Marakeş’e…

75 0
21.09.2026

Beytullah Yıldız kardeşimin Aşk-ı Turquaz’ı ile çıktığımız Fas-İspanya seyahatimizin ilk gününü MTO Kahramanmaraş ekibimizden Mehmet Kahraman kardeşim yazdı. Marakeş’in ruh haritasını çıkardı coğrafyasından, taşından toprağından yola çıkarak… Kahramanmaraş’ta GSB’de MTO Kahramanmaraş temsilcimiz Asım Demirdöğen’ın yanında çalışıyor. Çok çalışkan ve ürerken biri.

Güzel bir ekiple çıktık yola… Beytullah kardeşim, eşi Gönül Hanım, oğlu ve MTO asistanı Ömer Yıkdız kardeşim, Hatice Yücedağ, Büşra Aslantaş, Mehmet Hakraman ve Ahmed Yiğitoğlu’dan oluşan samimi ve güzel bir ekip.

Çok lezzetli, kardeşlik ve keşif dolu bir seyahat yapıyoruz. Mehmet kardeşimin kalemi çok temiz, su gibi akıyor. Güzel bir yazı oldu bu. Keyifli ve zihin açıcı okumalar…

Akşam karanlık çöktü.

Namazlarımızı eda ettikten sonra soluğu Kıyamet Meydanı’nda alıyoruz…

Uzaktan kakofonik sesler geliyor…

Yaklaştıkça sesler bir festival ortamına geldiğimizi gösteriyor bize…

Seyahatimizin organizatörü Beytullah Yıldız, Ahmed Yiğitoğlu ve Yusuf Kaplan Hocamızla adeta deli gibi sahaf arıyoruz.

Bir sahaf dükkânından diğerine, bir kitaptan diğerine uzanan bu arayışın içinde Ahmed Yiğitoğlu bir anda kulağıma eğilip:

“Maraş’tan Marakeş’e…” diyor.

Tam o sırada Yusuf Kaplan Hoca dönüp bana bakıyor:

“Kahraman, başlık bu!”

Gerçekten de başlık bu.

“Maraş’tan Marakeş’e…”

Belki de bazı başlıklar masa başında bulunmuyor.

Yolun içinde, bir meydanın kalabalığında, eski kitapların kokusu arasında insanın karşısına çıkıyor.

Ve bazı yolculuklar daha ilk cümlesinde kendini anlatmaya başlıyor.

Marakeş’e ilk geldiğimde şehrin rengi dikkatimi çekiyor.

Sanki şehir, akşamın bütün renklerini duvarlarına toplamış.

Bir an Maraş geliyor aklıma.

Maraş’ın reyhan kokusu, Ahir Dağı’nın rüzgârı, kekik kokulu tarhanası…

Garbi yel ile kum fırtınası........

© Yeni Şafak