menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türkiye’nin eksik belgesi: Ulusal Jeoekonomik Plan

17 0
21.06.2026

Avrupa ile ticaret yapıyor, Amerika ile güvenlik konuşuyor, Rusya’dan enerji alıyor, Körfez sermayesini çekiyor, Çin’in koridorlarını izliyor, Afrika’da yeni ilişkiler kuruyoruz. Bunların her birinin tek başına rasyonelleri var. Fakat hangi büyük hedefe bağlandıkları açıklanmadığından çok yönlü bir stratejik özerklik değil; dağınık hamleler toplamı olarak görünüyor.

Stratejik belirsizlik ile stratejik özerklik arasındayız. Ankara’daki NATO toplantısı sonrasında artacak eko-politik netlik ihtiyacı için yazıyorum bu yazıyı.

Görüyoruz ki kendi jeoekonomik doktrinimizi belirlemezsek, yaptığımız her anlaşma başkasının planına dipnot oluyor. Başka aktörlerin planlarında kendimize biçilen roller arasında gidip gelmek eşiğinin üzerinde tutunurken kendi kendimizin ayağına dolanıyoruz. Hedef belirleyememek değil mi bizi on yıllarca bağımlı ülke yapan?

Ben açıkçası nihayet yön ve ilişki belirlemekte bir milli mutabakat oluşacağını değerlendiriyordum. Fakat bunun öyle kendiliğinden bir vakumda gerçekleşmeyeceğini artık anlayabiliyorum.

Türkiye’nin sorunu Avrupa, Amerika, Rusya veya Çin arasında seçim yapamaması değildir. Türkiye’nin yönü kayıp değil; ilan edilmemiştir. İlişki örüntüsü bir desen üretmiyor değil, çerçevelenmemiştir.

Asıl sorun, bu ön plandaki aktörler ve çevre ülkelerin her biriyle hangi ilke, hedef ve karşılıklılık temelinde ilişki kuracağını açıklayan bir Ulusal Jeoekonomik Plan bulunmamasıdır.

Türkler asırlardır jeoekonomi yapıyor. Bugünse fiilen jeoekonomiyi belki hiç olmadığı kadar derinlikli yapıyor.

Enerjiden savunmaya, ulaştırmadan finansa, tüm diğer başlıklarda Afro-Avrasya ekseninde yeni ilişkiler, güzergâhlar ve kapasiteler kuruyor. Fakat bu adımların hangi büyük hedefe bağlandığını anlatan, kamuoyunun görebileceği ve dış dünyanın okuyabileceği bütünlüklü bir belge henüz........

© Yeni Şafak