Yürüyelim arkadaşlar
Bir kişinin yeni fikirler üretme, karmaşık kararlar alma ve problem çözme yeteneği, yürüdüğü sırada ve yürüyüşten hemen sonra en yüksek seviyeye ulaşıyormuş.
Yürümek, farklı düşünebilme potansiyelini oturmaya kıyasla ortalama yüzde 60 oranında artırıyormuş.
Araştırmayı yapan Stanford Üniversitesi hocaları.
Araştırma Journal of Experimental Psychology dergisinde yayımlanmış.
Dijital kuşak yürümeyi sevmiyor ama büyükşehirlerde spor salonlarının en iyi müşterisi.
Çünkü sektöre dönüşen sağlık ve spor alanlarında sözde uzmanların ve bu işten para kazanan şirketler tarafından sosyal medyada estirilen bir rüzgâr var.
Kilo vermek, kaslı görünmek isteyene bu salonlar tavsiye ediliyor.
Ve gençler bu rüzgara dayanıklı değil.
Şimdi Fitnese gitmeyen gençleri halk ağzıyla neredeyse dövüyorlar, küçümsüyorlar.
Dijital kuşakta Fitness’e gitmek bir itibar göstergesi.
Fitness, İngilizce kökenli bir terim olup sözlük anlamıyla “fiziksel uygunluk”, “formda olma” veya “zindelik” demek.
Şehirlerde neredeyse her mahallede Fitness salonu açılmış ve müşterileri 15-30 yaş arası gençler.
Oysa yürümek için bir ücret ödemiyorsun bedava ama aletli spor salonları paralı.
Hem paralı hem pahalı.
Gençler neden yürümek gibi bedava spor yerine daha sağlıklı bir sporu tercih etmez ve paralı spor salonlarını tercih eder?
Estirilen rüzgardan.
Gençlerin oralara gitmelerini isteyen, öneren cazip hale dönüştüren birileri var.
Kim onlar?
Rüzgardan nemalananlar.
Az yemen az içmen ve hareket etmen sağlıklı yaşaman için yeterli ama sağlıksız olman için gereken yiyecek ve içecekler ve seni hareketsiz bırakacak etkinlikler........
