Yerine yenisi konmadan eskisi atılmaz
Halkın yıllardır alıştığı ya da alıştırıldığı klasik yastık altı altın biriktirme ve son dönemlerde döviz ve faize yönelmesinin önüne geçmek için bunlar kadar cazip yeni yatırım tercihlerinin halkın önüne konması gerekiyor.
Fransa örneği incelense ve Türkiye’de toplumun geleneklerine uygun yeni yatırım imkanları üretilse ve halka yeteri kadar tanıtılsa muhtemelen altın, döviz ve faize olan ilgi düşecek ve insanların tercihleri değişecektir.
Alışkanlıkları bırakmak zordur ama değişim de adım adım olur.
**
Refahın tabana yayılması konusunda Fransa örneğini hatırlayalım;
“Halk kapitalizmi” (Popular Capitalism), devlet mülkiyetindeki kamu iktisadi teşebbüslerinin (KİT) özelleştirilmesi sürecinde, şirket hisselerinin küçük tasarruf sahiplerine, yani doğrudan halka ve şirket çalışanlarına satılarak mülkiyetin tabana yayılmasını amaçlayan ekonomik stratejidir.
Bu kavram, 1980’lerde İngiltere’de Margaret Thatcher dönemiyle popülerleşmiş, ardından Fransa’da özellikle Jacques Chirac’ın başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı dönemlerindeki özelleştirme dalgalarında temel bir siyasi söylem ve hedef olarak kullanılmış.
**
Stratejinin dört temel hedefi şunlardı;
Mülkiyetin Tabana Yayılması: Fabrika, telekomünikasyon veya banka gibi dev kurumların sadece zengin zümrelerin veya büyük fonların değil, sıradan vatandaşların da ortaklığına açılması.
Tasarrufların........
