menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Aşırı serveti sosyal emanet olarak görenler

53 0
04.03.2026

Her insan farklı yeteneklere sahip olarak doğduğu için toplumda sınıfların oluşması kaçınılmazdır.

Yeteneklerinin gelişmesine imkân tanındığında her çocuk ait olduğu gerçek sınıfını bulacaktır.

Zengin ailede doğmak sosyal sınıfının yüksek olacağı anlamına gelmez.

Aileden gelen zenginliklere bir şey katamazsan zengin aile çocuğu olmaktan başka bir sıfatın olmaz.

Servet ve mevki farklılıkları sınıflaşmaya, yönetenler ve yönetilenler ikilemine, efendiler ve hizmetçiler gibi yozlaşmalara yol açmadığı müddetçe meşrudur.

Yalnız bu meşruiyet sınırsız değildir.

Herkesin kanun önünde eşit olması meşruiyetin sınırlarını çizer.

Devletin hukuk devleti olması ile imtiyazlı sınıfın alt sınıfları ezmesine izin verilmez.

Hukuk devleti zengin ve yoksul sınıfların arasındaki uçurumun derinleşmesine de engel olur.


**


Sınıf farklılıkları konusuna İslam’ın nasıl baktığını Yeni Şafak Gazetesi’nin yayınladığı Siret Ansiklopedisi’nin ekonomi bölümünden öğrenelim;

“Toplumdaki ekonomik sınıf farklılıklarını doğal olarak gören İslam insanların temel ihtiyaçları konusunda eşitliği savunur.

Her ferdin temel ihtiyaçlarının karşılanması hakkı, İslam’ı, kapitalizm, sosyalizm, demokrasi, cumhuriyet gibi ya da başka farklı sistemlerden ayıran en temel farktır.

Yaşama hakkı

” çerçevesinde sınıfına rengine ve inancına bakılmaksızın her vatandaşın temel ihtiyaçlarının karşılanması ertelenemeyen, gözardı edilemeyen en önde gelen vazifedir.

Devlet........

© Yeni Şafak