menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İstihbarat ve sosyal bilimler

43 0
10.09.2026

İstihbarat ve sosyal bilimler

Bir önceki yazımda güncel bir tartışma olan yapay zeka ve otomasyon sistemlerine dair Acemoğlu ve Bernie Sanders’in açtığı tartışmaya odaklanmış ve geleceğin dünyasına dair senaryoları tartışmıştım. Her iki ismin önerilerinin mevcut reel-politik düzlemdeki karşılığı ve uygulanabilirliği bir kenara, geleceğin dünyasını daha insancıl kılma motivasyonuyla ortaya koyulan bu önerilerin tartışılması gerektiğini ifade etmiştim. Nitekim sadece otoriter rejimler değil demokratik dünyanın da benzer sistemleri, savaş teknolojileri başta olmak üzere birçok alana teşmil ettiğini ve bu tür mekanizmaları araçsallaştırdığını ifade etmiştim. Yazıyı bitirirken yapay zeka ve bilişim teknoloji düzeyinde tartıştığımız bu sistematiğe çok erken bir dilimde sosyal bilimlerin de dahil edildiğini söylemiş ve özellikle sosyal bilimlerin istihbarat ve dış politika açısından ne denli elverişli bir saha olduğunu ifade ederek bir sonraki yazıda bu konuyu işleyeceğimi söylemiştim.

Yakın zamanda Peter C. Grace tarafından kaleme alınan ve Georgetown tarafından basılan “The Intelligence Intellectuals: Social Scientists and the Making of the CIA” başlıklı kitap, devlet, istihbarat ve sosyal bilimler ilişkisine dair epeyce bir tartışma yarattı. Kitap, ABD’nin Soğuk Savaş’ın başlangıcında istihbarat alanında yaşadığı sorunları aşmak için gittiği paradigma değişiminde sosyal bilimcilerin kritik işlevine dair önemli şeyler söylemektedir. Kitabın temel tezi, Kuzey Kore’nin Güney Kore’yi işgali başta olmak üzere istihbarat ile ilgili bir dizi süreçte yaşanan başarısızlıklar, geleneksel yöntemlerle........

© Yeni Şafak