menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Erenköy-Kudüs hattı

98 0
19.08.2026

İstanbul’un çok farklı köşelerinde, İslâm coğrafyasının nice beldesinden sayısız hatıra var: Fatih Camii’nin içinde mesela, Libya Kralı İdris es-Senûsî’nin 1956’daki Türkiye ziyareti sırasında hediye ettiği “fetih hadisi” temalı mermer levhayı görürsünüz. Fevzi Paşa Caddesi üzerindeki Millet Kütüphanesi’nde, rahmetli Ali Emirî Efendi’nin ta Yemen’den getirdiği paha biçilmez eserler karşınıza çıkar. Eyüpsultan semtimiz zaten, başlı başına Medine-i Münevvere yadigârıdır. Onun üstünde Kaşgarî Dergâhı’nda Türkistan’ı, Kaşgar’ı, Buhara’yı, Semerkand’ı, Abdulhakim Arvâsî ile Doğu’nun enginliğini, Necip Fâzıl’la Maraş’ın çağıltısını bulursunuz. Boğaziçi ayrı zengindir, Üsküdar ayrı zengin, Adalar ayrı zengindir.

Geçenlerde Erenköy’deki Sahrâyıcedit Mezarlığı’na uğradım. Hâce Mûsâ Topbaş, Elmalılı Hamdi Efendi, Bekir Sıdkı Zengin Üstadımız, Fethi Gemuhluğlu Ağabey, Muallim Mahir İz… epey “kapı”yı dolaştım. Tam ayrılacakken, mezarlığın kuzeydoğu köşesinde hoş bir sürpriz çıktı karşıma: Osmanlı’nın son döneminde ve imparatorluk dağıldıktan hemen sonra Mescid-i Aksâ’nın restorasyon projelerinde görev alan meşhur mimarımız Mehmet Nihat Nigizberk’in kabrine rastladım. Doğrusu kendisinin burada medfûn bulunduğunu bilmiyordum. Erenköy’den Kudüs’e bir hat kuruluverdi böylece, İstanbul’la İslâm coğrafyası arasındaki bağlara bir düğüm daha........

© Yeni Şafak