menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Elhamra’dan muhteşem

113 0
08.04.2026

Geçtiğimiz hafta sonu konferanslar için Sivas ve Elazığ’daydım. Pazar sabahı Sivas’tan Elazığ’a geçerken Divriği’ye uğradık. Çok uzun zamandır, bu şirin İslâm beldesine yolumu düşürmek istiyordum, ancak Divriği’yi dünya çapında şöhrete kavuşturan ulu cami ve şifahane yıllardan beri restorasyonda olduğundan, ziyaretimi de erteliyordum. Nihayet çalışmalar tamamlanınca, imkânları fırsata dönüştürdük. Epey serin bir bahar sabahı, Divriği’yi idrak etmek nasibine erdik. “Ziyaret” yerine “idrak” kelimesini kasten kullanıyorum elbette. Gidip görünce anladım ki, Divriği ziyaret değil idrak edilir.

Günümüzde Sivas’ın bir ilçesi olan Divriği, aslında 15 bin nüfuslu bir kasaba; ancak İslâm tarihinde çok az beldeye nasip olan bir derinliğe sahip. 1180’lerden 1270’lere kadar şehri yöneten Türk hanedan Mengücekliler, Divriği’de o kadar kalıcı ve silinmez izler bırakmış ki, daha uzaktan görür görmez, sırtını dağlara yaslamış biçimde size tebessüm eden ve adeta “Gelin bakalım, size anlatacaklarım var” diye fısıldayan şehrin büyüsüne kapılıyorsunuz. Herhalde erişilmesi güç konumu sebebiyle olsa gerek, Divriği, tarihteki büyük yıkım ve istilalardan kendisini korumuş. Anadolu Selçuklularına bağlı bir şehir devleti olan Mengücekliler, bu sayede Divriği’yi baştan başa imar etme fırsatı........

© Yeni Şafak