menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ortadoğu’da savaş ve barış

61 0
monday

Bütünlüklü bir târih kavrayışı hâricinde yapılan siyâsî/stratejik/askerî tahlillerin yaptığı tahminler boşlukta kalmaya mahkûmdur. Elyevm yaşanan da budur. Hafta sonu yaşanan hâdiseler ve bunların akisleri tam da buna işâret ediyor. Gelen ilk haber , Trump’ın güvenlik kadrolarını alarme etmesi ve oğlunun düğününe gitmemek pahasına üst seviye toplantılar tertip etmesiydi. Günlük düşünen stratejistler bunu savaş alâmeti sayan yorumlar yaptılar. Ama Trump’ın yaptığı açıklamalar tam aksi bir manzara ortaya koydu. Trump, Pâkistan’ın aracılığındaki temasların netice vermeye başladığını , İran ile anlaşmaya çok yakın olduklarını bildirdi. Saatler içinde pek çok analizci âdetâ ters köşe gol yiyen kalecilere döndü. Şimdi aynı analizciler buradan bir barış bekliyor. Bu da ayrı bir tuhaflık. Evet bu savrulma için Trump’ın tutarsız ifâde ve davranışlarını bahane olarak göstermek mümkündür. Ama bu yetmez. Yaşanan hâdisâtı tâkip etmekte kullanılan zayıf ve eksik âletleri merkeze koymak ve eleştirmek gerekiyor. Burada bir hatırlatma yapmak isterim. Aşağıdaki analizi lütfen , ağırlıklı olarak coğrafyanın Batı ile ilişkilerini esas alarak değerlendiriniz. (Elbette Çin’i ve Rusya’yı unutmuyorum).

Ortadoğu olarak isimlendirilen coğrafya , modern târih içinde asla barışa kavuşmamıştır. Bunun tesâdüfî olmadığını, şuurlu bir tasarımın mahsulü olduğunu baştan kaydetmek ve asla hatırdan çıkarmamak gerekiyor. Coğrafyanın kadim hâkimi olan Osmanlı’nın buradan sökülüp atılması ,dünyâ işbölümünün patronları arasında, uzunca bir zamân dilimine yayılan bir mücâdelenin akabinde , I. Umûmî Harp neticesinde sağlandı. Üzerinde güneş batmayan Birleşik Krallık bu savaşın gâlibiydi. Ona en yakın olan rakibi Fransa’yı savaşta yanında savaştırdı. Ama paylaşımda onu çeşitli dalaverelerle devre dışı bıraktı. Coğrafyada gözü olan diğer devlet olan Rusya’da yaşanan ihtilâli de kendi lehine kullandı. Hâsılı , Ortadoğu coğrafyasında kesin bir hâkimiyet kurdu. 1918-1945 arasında Ortadoğu , Pax Ottomana’nın yerini alan Pax Britanica üzerinden , târihinin nispeten en sâkin devrini idrâk etmeye başladı.

Birleşik Krallık’ın Ortadoğu ile alâkadar olmasının iki başat sebebi vardı. İlki Doğu Akdeniz üzerinden Süveyş Kanalı’nın........

© Yeni Şafak