Netanyahu versus Trump
ABD ile İsrâil arasındaki münasebetler yoğun spekülasyonların mevzuudur. Hâkim bakışlardan birisi, ABD’nin içinde derin bir İsrâil’in yattığı ve onu her şekilde kendi menfaatleri istikâmetinde güttüğü yolundadır.
İlk bakışta bu değerlendirmeyi haklı çıkaracak çok sayıda hâdise mevcuttur. Mütevvefa bilim adamı W. Mills, artık klâsikleşen eserlerinden birisi olan İktidâr Seçkinleri kitabında ABD’yi var eden iktidâr odaklarından birisi olarak Wall Street’i uzun uzun anlatır. Burası finansal bir merkezdir. Dünyânın artık değerinin finansal olarak emildiği odak olarak Wall Street, ABD siyâsetinde son derecede mühim bir rol oynar. Japonya, İsviçre ve İngiltere mâlî şûbeleri farklı işlevler üzerinden finansal akışı Wall Street’e bağlar. Bu merkezin büyük ölçüde Yahûdî kökenli gruplar tarafından kontrol edildiğini biliyoruz… Hâsılı dünyâda nüfus olarak 15 Milyon civârında bir kitleye tekâbül eden Yahûdi milleti kendi demografik cesâmetinin çok, ama çok üzerinde bir tesir kudreti sağlamış oluyor.
ABD târihine daha dikkatli bakıldığında, derinlerde bir yerde ABD reel ekonomik çevreleri ile bankalar arasında, yer yer husûmete varan mücâdelelerin hüküm sürdüğü görülür. Reel ekonomik çevreler, finansal ağların âdetâ bir parazit gibi kendisini kuşattığından şikâyetçidir. O meşhûr Ford firmasının sâhibi Henry Ford, 1920’de kaleme aldığı Beynelmilel Yahudi başlık eserinde bu durumdan sert bir şekilde ifâde eder. Şahsî hayâtında bunlarla kararlı bir mücâdele yürüttüğünü biliyoruz.
Diğer ve bundan daha mühim olan bir isim de ABD Başkanlarından birisi olan Andrew Jackson’dır. Jackson uzun, çetin ve belâlı bir hayât sürdü. Güney ve zirâi Orta Batı Amerika’sının rûhunun temsilcisi olarak bilindi. Keskin bir Amerikan milliyetçisiydi. Kavgacı bir şahsiyeti vardı. Dâhil olduğu çok sayıda düelloda ağır sûrette yaralanmışsa da hayatta kalmayı başarmıştır... İngiltere’ye karşı yürütülen Amerikan İstiklâl Savaşı’nda ön saflarda savaşmış, esir düşmüştür. Esir kampında bir İngiliz subayının çizmelerini temizlemesini isteyince bunu şiddetle reddetmiş; bunun üzerine İngiliz subayı kılıcıyla Jackson’ın suratını derin bir iz bırakacak şekilde yaralamıştır. Âilesinin büyük kısmını bu savaşta kaybeden........
