Ekonominin tunç kânunu ve siyâsî kısırlık
Ekonominin tunç kânunu ve siyâsî kısırlık
Avrupa’da yaşanan son hâdiseler hakikaten de çok düşündürücü seyrediyor. Bunlara dâir değerlendirmeler, umûmiyetle hissî bir seviyede seyrediyor. Batı husûmetiyle meselelere yaklaşanlar, “Beter olsunlar” kabilinden hissiyatlarla konuşuyorlar. Türkiye’yi senelerce kapısında süründüren AB’nin sarsılması karşısında âdeta hınç alıyorlar. Buna mukâbil, derin bir Avrupa aşkı besleyenler büyük bir hayâl kırıklığı içindeler. Ağıt yüklü, “Ahlı vahlı” konuşmalara tesâdüf ediyorum. Her ikisi de meseleyi kavramaya dâir herhangi bir şey vaad etmiyor.
Esâsen Avrupa’nın bir ayna işlevi görmesi ve Avrupa hâricinde kalan dünyâdaki diğer milletlere de bir şeyleri düşündürmesi icap eder. İşâret ettiğim dar görüşlülüğe en güzel misâli Trump veriyor. Trump, Avrupa’nın yaşadığı istikrarsızlıklar, içine düştüğü çıkmazlardan büyük bir haz alıyor. Trump iflâh olmaz bir Avrupa düşmanı. Ama unuttuğu birçok şey var. Zahmet edip Amerikan yakın târihine bir baksa, Avrupa’da bugün yaşanan ve kamu otoritelerinin bastırmakta zorlandığı hâdiselere benzer, belki de onlardan da beter çok sayıda hâdiseyi kendisi de görür.
Sorulması lâzım gelen bir seri sual mevcut. İlki şu: Nasıl oldu da kabaca 1990- 2010 arasında herkese parmak ısırtan bir seviye yakalayan Avrupa, bu târihten itibâren bir çöküşe geçti? Yaşanan meseleler sâdece Avrupa’ya mı âit? Değilse küresel bâzı derin meselelere Avrupa halklarının verdiği cevap mı?
Doğrusu ben bugün Avrupa’da, yerleşik sistemleri sarsan şartların küresel bir arkaplânı olduğunu düşünüyorum. Avrupa’nın bugün yaşadıkları, yarın küresel olarak yaşanabileceklere işâret ediyor. Evvela bu tarz bir bakışa sâhip olmalıyız. Herkes dünyâyı kendi evinden ibâret görüyor. Hâlbuki onlar, adına dünyâ denilen büyük bir evin muhtelif odalarıdır. Odaların duvarlarının farklı renklerle boyanmış olması, farklı şekillerde döşenmesi bu gerçeği değiştirmiyor. Avrupa’nın önplâna çıkmış olması, biraz da Avrupa’ya has siyâsî tepki vermenin kanallarının her yerde olduğundan daha fazla açık olması, siyâsal zihniyet kodlarının bu çeşit tepkileri her yerde olduğundan daha fazla pratik üretmesidir. Bir de herkesin âşina olduğu, azdan az, çoktan çok gider kabilinden bir formülü hatırlamak........
