menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Batı kamuoylarında müesses nizama karşı teşekkül hâlindeki fikirler

18 0
23.02.2026

British Museum’ın Filistin adını sergi, pano, tanıtıcı afiş ve haritalardan silmesinden sonra Siyonist İsrail’le ilgili tartışmalar hız kesmedi. Türkiye’de pek çok kişi hâlâ Siyonist Yahudilerle ilgili hadiseleri gizli örgütler, teşkilatlar ve bâtınî inançlara bağlı gruplar merkezinde değerlendirme eğilimdedir. Buna karşın, Siyonizm’i kolonyal bir ideoloji olarak değerlendirenler ise gelişmeleri sistemli bir analiz çerçevesine göre tahlil ediyor. Bu sebeple British Museum gibi kolonyal kurumların Filistin adını silme kararının, belirli bir bağlam içinde değerlendirilmesine ve benzer olaylarla ilişkilendirilmesine yönelik çalışmalarla daha fazla karşılaşıyoruz. Buradan hareketle ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee’nin Siyonist İsrail’in yayılmacı saldırganlığı çerçevesinde işlediği bütün suçların, Batı toplumları tarafından desteklenmesi gerektiği yönündeki çıkışını da aynı çerçevede ele almamız gerekiyor.

Huckabee Siyonizm’i, Yahudi ilahiyatı çerçevesinde dinî bir mesele olarak sunarak Yahudilik ve Hristiyanlık tarihi ile ilişkilendirmeye çalıştı. Huckabee, tekrar vaat edilmiş topraklar diyerek bilinen açıklamaları yaptı. Bundan sonra belki de ilk defa Batı kamuoylarında Huckabee ve onun gibilere çok sert ve yaygın bir tepki doğdu. Onlar da İsrail’in kolonyalist yayılmacılığı ile dinler tarihi arasında doğrudan bir ilişki kurulmasına şiddetle karşı çıktılar. Filistinlilerin olağanüstü direnişi ile tetiklenen bu karşıtlığın son derece önemli olduğuna inanıyorum. Bu........

© Yeni Şafak