menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Zenginim ben

29 0
22.08.2026

Artık market alışverişini bile örtük bir sınıf mücadelesi olarak görüyorum. Eskiden sepete bisküvi atarken şimdi glütensiz kinoa ununun ambalajını ters çevirip glisemik indeksini inceliyorum saatlerce. Organik market filesinin verdiği özgüveni tarif bile edemem. Size bişey söyleyeyim mi organik ürün rafına girdiğim an, soluduğum hava tertemiz, karaciğer enzimlerim ise adeta bir İsviçre saati gibi işliyor. Hatta geçen bir arkadaş hafta sonu aralıksız çalıştım, mahvoldum deyince bakakaldım, böyle insanlar var mı hala diye. Çünkü ben 8 saat kaliteli uykumu uyumuş, 45 dakika nefes terapisi yapmış ve sempatik sinir sistemimi regüle etmiştim. Yeni dönemin lüksünü, yani zamana hükmedebilmeyi çoktan keşfetmiştim.

Makroekonomik belirsizlikler, kariyer kaygıları ve küresel krizler arasında savrulan ben için elimde kendi biyolojimden başkası kalmadı açıkçası. Ne dünyayı ne de piyasaları tek başıma regüle edemeyeceğime göre, günlük adım sayımı, insülin direncimi, magnezyum malat seviyemi ve sirkadiyen ritmimi optimize ederek kontrol hissini yeniden inşa ediyorum. Unutmayın, yaşlanmayı geciktirme tutkusu, varoluşsal çaresizliğin en şık ambalajlanmış hâlidir. Somut nesneler dönemi kapanıyor; refah, bedenime, zihnime ve zamanıma yansıyan yeni bir boyut kazanıyor.

Şaka şaka biz cağ kebaptan devam…

Areda Piar’ın Pazarlamasyon için gerçekleştirdiği “Yeni Zenginlik Algısı: Wellness, Beden ve Statü Dönüşümü Araştırması”, Türkiye’de zenginlik ve statü algısındaki bu dönüşüme dikkat çekiyor. Katılımcıların yaklaşık üçte ikisi statüyü doğrudan sağlık ve yaşam kalitesi üzerinden tanımlıyor; yaşam önceliklerinde ruhsal........

© Yeni Şafak