İslam dönemi felsefesi (8)
Önceki yazılarda İslam dönemi felsefesinin üç temel özelliği bulunduğunu belirtmiş ve bunlardan ilk ikisini kısaca özetlemiştim. Bu felsefenin üçüncü temel özelliği aslında birinci ve ikinci özelliğin bir uzantısıdır ve esas itibariyle bu ilkelerin nasıl tatbik edileceği sorusunun cevabında tebellür eder. Bu soruya verilecek cevabın hem ana nedenleri tespit etmesi hem de bunlar arasında ilişkiyi açıklaması gerekir. Nedenlerin tespiti, daha önce anlatılan ikinci temel özelliğin uzantısı iken tespit edilen nedenler arasındaki ilişkinin açıklanması birinci temel özelliğin uzantısıdır. Bu yazıda üçüncü özelliği kısaca özetleyeceğim.
İslam öncesi dönemlerden itibaren filozoflar bilimi bir “nedenler araştırması” olarak değerlendirmiştir. Kuşkusuz böyle bir araştırmanın yapılabilmesi için nedenlerin kategorik olarak belirlenmesi gerekir. Bu sebeple filozoflar bütün nedenleri dört temel kategoride toplamıştır: akıl, suret, nefs ve tabiat. Tabiat kelimesi bugünkü kullandığımız anlamdan epeyce farklı olarak cismani bir nesnenin derununda bulunan ve onun mekanik hareket ve sükunlarının ilkesi olan formu ifade eder. Fakat temel anlamını korumakla birlikte kullanıldığı bilimin konusuna anlam değiştiren bir kavram olduğundan fizik nesnelerin suretleri de tabiat olarak adlandırılır. Bu sebeple hareket ve sükunla ilgili tüm araştırmalarda tespit edilmeye çalışılan şey, tabiat ismi altında toplanabilir. Daha özel ifade edildiğinde beslenme, büyüme ve üreme hareketleri ile iradî ve ihtiyarî hareketlerin ilkesi nefstir. Matematik bilimlerde sayı, şekil, mesafe ve aralık gibi şeyler incelendiğinden sadece suret tespiti yapılır. Suret, tabiat ve nefsin gerisinde........
