menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Anlaşılırlık sorunu

52 0
17.08.2026

Belki de en sık duyduğumuz eleştirilerden biri, anlaşılır olmama. Bu eleştiriyi çok farklı meslek grubuna mensup insanlar yapıyor. Aslına bakılırsa eleştirenler eleştiriye konu olan yazı veya konuşmada hemfikir değiller. Yani bu hususta bir karmaşa var. Birinin çok anlaşılır bulduğu bir yazı veya konuşma, bir başkası tarafından çok anlaşılmaz bulunuyor. Pek çok kimsenin takdir ettiği şeyi bazıları anlamsız görebiliyor. Anlatılan şeyi takdir edenlerin anladığından emin olmak ne kadar güçse eleştirilerin anlamadığından emin olmak da o kadar güç. Doğrusu bu, çok uzatmayı gerektiren bir mesele değil. Sadece birincisi anlaşılır kabul edilmenin ölçüsünü, ikincisi anlama faaliyetinin bilgiyle olduğu kadar ahlâkla da ilgili olduğunu, üçüncü genel dinleyici ya da okuyucunun zahmetsiz anlayabilme hakkının bulunduğunu ifade eden üç ilkeye dikkat çekeceğim.

Birincisi: Bir konuşma ve yazının anlaşılırlığın ölçüsü, tamamen hitap kitlesine ve düzeyine bağlı olarak değişir. Akademik bir makalenin, tezin veya kitabın muhatabı alandaki uzmanlardır. Şayet böylesi bir çalışmayı alandaki uzmanlar anlamıyorsa ya anlatıda ya da muhtevada bir sorun var demektir. Alan dışından okuyucuların anlaması beklenmez. Alan dışından biri, merak edip okuma ve tefekkürünü derinleştirmişse anlayabilir ama ilmî bir çalışmanın varsaydığı bilgiler vardır. Muhatabın bu bilgilerle donanmış olması gerekir. İleri düzey bir matematik makalesini anlamak için yazarla benzer hatta ortak bir birikime sahip olmak gerekir aksi halde irtibat kuramayız. Aynı şekilde karmaşık bir felsefe veya ilahiyat bahsinin ele alındığı bir makaleyi anlamak için yazarla aynı seviyede iletişimi mümkün kılacak araçlara sahip olmak gerekir. Böyle durumlarda bile bir ilmî çalışmayı anlamak göründüğünden daha zor olabilir.........

© Yeni Şafak