menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yunanistan-İsrail’in korku ittifakı ve maksimalist heveslerine Washington ve Brüksel’den cevap gelecek mi?

27 0
03.09.2026

Yunanistan-İsrail’in korku ittifakı ve maksimalist heveslerine Washington ve Brüksel’den cevap gelecek mi?

Hafta başında Mekke Savunma İttifakı’nın İstanbul’daki ilk toplantısının gerçekleştiği saatlerde Tel-Aviv’de de Yunanistan-İsrail arasında tarihin en büyük askeri tedarik anlaşmalarından biri imzalandı. Anlaşmanın Mekke İttifakı toplantılarına denk getirilmesinin tesadüf olduğunu düşünmek naiflik olur. Anlaşma kapsamında İsrail menşeili birçok hava savunma ve radar sistemi aynı zamanda bir NATO üyesi olan Yunan Ordusu’nun sistemlerine entegre edilecek.

Bu anlaşmanın, şüphesiz, NATO açısından sorgulanması gereken iki önemli boyutu var. Bunlardan ilki, Rus yapımı S-400’leri tedarik ettiği için bizzat NATO üyeleri tarafından Türkiye’ye yıllarca uygulanan örtülü ambargolar. Her ne kadar Ankara Zirvesi’nde tüm bunlar unutulmuş görünse de S-400’ler ile ilgili sürecin, Türkiye’ye uygulanan tüm siyasi baskı ve ambargolara karşı yine Ankara’nın sorunları itidalli bir şekilde izale etme becerisiyle hallolduğunu hatırlatmakta fayda var.

Brüksel’deki NATO karargâhındaki kurmayların ve Genel Sekreter Mark Rutte’nin önümüzdeki günlerde cevaplamasını beklediğimiz soru ise şu: Dünyada askeri güçte 30’uncu sırada olan Yunanistan, NATO’nun 2’nci, dünyanın ise 9’uncu en büyük ordusuna sahip olan Türkiye’ye karşı İsrail hava savunma sistemlerini, NATO üyesi bir ülke olarak ordusuna nasıl entegre edebiliyor? Rutte, haziran ayındaki Ankara NATO Zirvesi’nde Haber Global’den Ecem Toplar kendisine Yunanistan’ın Türkiye’ye karşı askeri tahkimatını sorduğunda şu cevabı vermişti: “Müttefikler arasındaki anlaşmazlıklarla ilgili şeylerde daha önce de söylemiştim. 32 ülkeden oluşan bir ittifaktan bahsediyoruz. Ben bununla ilgili kamuya açık bir açıklama yapmam”.

Peki o vakit şu soruyu soralım: Brüksel’deki NATO kurmayları, Türkiye’nin savunma ve taarruz kapasitelerinin yanından dahi geçemeyecek olan Yunanistan ve İsrail’in Doğu Akdeniz ve Ege’deki maksimalist politikaları ortadayken, Aşil Kalkanı anlaşmasına sadece operasyonel ya da teknolojik bir iş birliği zaviyesinden mi bakıyor? Hem........

© Yeni Şafak