Nefesler tutuldu CHP tarih yazıyor
Parti içinde -tabire cevaz varsa- kan gövdeyi götürüyor.
Genel merkez binasında cam çerçeve indirildi, koltuklar havada uçuştu, gelenlerin ayağını kaydırmak maksadıyla yerlere sıvı sabun döküldü.
Ülkenin siyasî tarihinde ilk defa bir parti genel başkanını parti binasına almamak için direniş yaşandı.
“Gelirse içeri sokmayız, binayı terk etmeyiz” açıklamaları yapıldı.
Her yerde aralıksız “Hain Kemal” sloganları atıldı. Aynı çirkin slogan parti içinde duvara yazıldı. Alenen, bağıra bağıra bela okundu.
“Namussuz” gibi rezilce ifadeler kullanıldı.
Parti ikiye bölünme aşamasına geldi.
Geriye bir tek idam sehpası kurulmadığı kaldı.
Meclis’te oda savaşına tutuşmak, genel başkan odasına çöreklenmek…
Aynı gün, aynı saatte, iki ayrı yerde miting yapmak…
TBMM’de grup toplantısında güreşe tutuşmak…
Yargı kararını tanımamak…
Bütün bu tuhaflıklar 2026 CHP’sinde yaşanıyor.
1071’de Malazgirt ovasında karşı karşıya gelen iki ordu gibiler.
1402 yılında Ankara savaşında Sultan Yıldırım Beyazıt ile Emir Timur arasında bu kadar gerginlik yoktu.
Fakat Kemal Bey çok iyimser, çok yumuşak, çok olumlu mesajlar yazıyor.
“Biz, farklı fikirlerimizle zenginleşerek büyüyen ve aynı amaç etrafında kenetlenen dev bir aileyiz.........
