Jeoekonomik kuşatma ve 2026’nın kanlı satrancı
Dünya, 2026 yılının ilk çeyreğinde sadece bir takvim değişikliğine değil, küresel güç dengelerinin «tektonik» bir kırılma yaşadığına tanıklık ediyor. Washington ve Pekin arasındaki bilek güreşi; artık gümrük kapılarından taşıp Ortadoğu’nun petrol sahalarına, uluslararası mahkeme salonlarına ve stratejik geçiş koridorlarına yayıldı. Sahadaki askeri hareketlilik ve güncel veriler tek bir noktada birleşiyor: Dünyanın tansiyonu düşmeyecek!
ENERJİ BOĞAZINDAKİ İLMEK: 2026 İRAN SAVAŞI
Bugün manşetleri sarsan ABD-İsrail ortaklı İran operasyonu, jeoekonomik bir “şah-mat” hamlesidir. İsrail’in teokratik hedefleriyle ABD’nin stratejik çıkarlarının örtüştüğü bu savaşın asıl hedefi, Çin’in enerji arterlerini kesmektir. Çin, petrol ithalatının yaklaşıkP’sini doğrudan Hürmüz Boğazı üzerinden geçirmektedir. Venezuela’nın ardından İran’ın da kontrol altına alınma çabası, Pekin’i enerji konusunda Washington’a mahkûm etme girişimidir. Pekin’in buna yanıtı ise gecikmedi; Premier Li Qiang’ın sunduğu rapor, 2035’e kadar nükleer ve yenilenebilir enerji kapasitesini iki katına çıkararak bu “enerji prangasından” kurtulma kararlılığını gösteriyor.
TARİFELER GİDİYOR, SORUŞTURMALAR GELİYOR
Ticaret cephesinde Trump yönetimi, Yüksek Mahkeme’nin geçen........
