menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mihrimah Sultan Camii’nde hadis ziyafeti: Sahih-i Müslim Semâ Meclisi

47 0
14.08.2026

Mihrimah Sultan Camii’nde hadis ziyafeti: Sahih-i Müslim Semâ Meclisi

İslam, ortaya çıktığı ilk günden itibaren kitaptan değil “insan”dan öğrenilen bir dindir. İlk muallimi, Cenâb-ı Peygamber’dir (sav). Sahâbe-i kirâm hazeratı, İslam’ı O’nun mübarek sözlerinden ve fiillerinden tahsil etmişlerdir. Tâbiûn nesli de dini kitaplardan değil sahâbeden öğrenmiş, sonraki dönemlerde de İslam daima insandan insana aktarılmıştır. Bizim medeniyetimizde insanla temas, kitapla temastan çok daha mühim ve öncelikli olmuştur. İslam medeniyetinde ilim, yalnızca satırlarda okunan bir nesne değildir; sadırdan sadıra nakledilen canlı bir hafıza, duygu ve ruhtur aynı zamanda. İşte insandan insana aktarımı esas alan bu ilim geleneğinin en canlı örneği asırladır devam edegelen hadis meclisleridir. Tarihin en köklü ilim geleneklerinden olan “hadis meclisleri” bu canlı hafızayı ve yaşayan ruhu diri tutmanın, Efendimiz’in (sav) ruhaniyetini ve rehberliğini çağlar ötesine taşımanın en önemli vasıtası olmuştur.

İlk hadis meclisleri, Resûl-i Ekrem’in (sav) Mescid-i Nebevî’deki sohbetlerdir. Bu meclislerde, ashâb-ı güzîn, Fahr-i Kâinat’ın (sav) dizinin dibinde sükût kesilerek O’ndan sadır olacak nebevî hikmet incilerini en hassas ve titiz bir şekilde öğrenmeye, gönüllerine nakşedip hafızalarına kaydetmeye çalışırdı. Bazıları ise o günün imkanları çerçevesinde Efendimiz’in (sav) izni dahilinde hadisleri yazardı. O günden bugüne, dünyanın dört bir yanında kurulan hadis meclisleri, Efendimiz’in hadis meclislerinin bir uzantısı durumundadır. O meclislere katılan ilim erbabı daima bu şuurla katılırlar/katılmalıdırlar. O meclislerde Muhammed Mustafa’nın (sav) yalnızca sözleri yankılanmaz, aynı zamanda nefesi ve râyihası yayılır, ruhaniyeti ve bereketi hissedilir.

Tâbiûn döneminden itibaren hadis meclisleri, düzenli olarak camilerde ve âlimlerin evlerinde icra edilmiştir. İlk asırlardaki hadis meclislerinde çoğunlukla “hal ve bahs” ile “im’ân” usulleri kullanılarak hadislerin doğru bir şekilde zaptı, raviler hakkında bilgiler verilmesi ve manalarının şerhi üzerinde titizlikle durulmuştur. Hadislerin, ilim meclislerinde “serd” usulüyle hızlıca okunması da öteden beri bir gelenektir. Muhtemelen 6. yüzyıldan itibaren ise önemli hadis kitaplarının teberrüken manevî bir amaçla hızlıca okunup hatmedilmesi geleneği başlamıştır. Özellikle savaş ve salgın zamanlarında Buhârî hatimlerinin yapılması âdet haline gelmiştir. Bunun bilinen en eski örneklerinden biri, 1260’da Memlüklerin Moğolları yendiği Ayn-ı Câlut savaşı öncesinde İslam ordusunun muzafferiyeti........

© Yeni Şafak