Kurban: En sevdiğinden “En Sevgili” için vazgeçebilmek
İslam’da tüm ibadetlerin iki boyutu vardır: Zâhirî/yatay boyut ve bâtınî/dikey boyut. Birincisi “Bu ibadeti en doğru nasıl yaparım?” sorusunun cevabına, ibadetlerin şekline ve hükümlerine ilişkindir; toplumsal faydalarına dairdir. İkincisi ise “Bu ibadeti niçin yapıyorum?” sorusunun cevabına, ibadetlerin hikmetlerine ve ruhuna ilişkindir; Allah ile ilişkimizde bize sağladığı manevî gelişime dairdir. Birinci boyutla fakihler; ikincisiyle ârifler ilgilenmişlerdir.
Tarih boyunca teşekkül eden dinî geleneğimizde daha çok “fıkıh ağırlıklı” bir dil ve anlayış hâkim olmuş, bu sebeple ibadetlerin hükümlerine dair binlerce ciltlik bir fıkıh külliyatı teşekkül etmiş olmasına rağmen hikmetlerine dair yazılanlar maalesef çok sınırlı kalmıştır. Bu durum, sadece ulemâ sınıfı ve onların yazdıkları kitaplarla ilgili değildir. Neticede kitleleri etkileyen, ilim sınıfı/entelektüeller olduğu için halk arasında da “fıkıh dili” hâkim olmuştur. Fıkıh dili, hukuk dilidir; normatiftir, kuralı belirler ve o kurala uyulmasını ister; ibadetlerin hikmetini incelemeye, üzerinde düşünüp felsefesinin yapılmasına müsait değildir. Bu durum, tarihimizde ve günümüzde şöyle bir sorunu doğurmuştur: Dinî düşünce ve anlayış, büyük oranda hukuk düşüncesine ve diline indirgenmiş, böylece sığlaşmış ve derinlik kazanamamıştır.
Kurban ibadetini fıkıh kitaplarında anlatıldığı şekliyle yerine getirmeye çalışalım. Kurban etlerimizi fakir fukarayla paylaşalım. Bunlar bu ibadetin zâhiri yönüdür, topluma dönük faydasıdır ve olmazsa olmazlarıdır.
Hükme uymadan hikmet aranmaz.
Zâhir olmadan bâtın, dış olmadan iç, şekil olmadan öz olmaz. Ama şunu da bilelim ki tüm ibadetlerde olduğu gibi kurban ibadetinde de öncelikli olan bu ibadetin dikey boyutudur, özündeki mana ve hikmettir; insanın Rabbiyle ilişkisinde ona kazandırdığı manevî gelişim ve olgunluktur. Bu boyutu ıskalayarak yalnızca onun şekline ve toplumsal faydalarına odaklanmak
kurban ibadetini kurban etmektir.
Bu girizgâhtan sonra gelelim kurban ibadetinin bâtınî/içsel/dikey boyutlarına. Kurban ibadeti, Kur’an’da iki “meta anlatı” ile ilişkilendirilmiştir. Birisi Mâide sûresinin 27-31. âyetlerinde anlatılan Hz. Adem’in iki oğlu (Habil-Kabil) anlatısı, diğeri de Sâffât sûresinin 99-113. âyetlerinde geçen Hz. İbrahim’in Hz. İsmail’i kurban........
