menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kur’an Günlüğü -1. cüz- Gayba iman

52 0
19.02.2026

Kur’ân’-ı Kerîm’i başından başlayarak okumak isteyen kişi, Fâtiha’dan hemen sonra Bakara Suresi ile karşılaşır. Bu surenin başında, Kur’an’ın rehberliğinden ancak müttakîlerin faydalanabileceği bildirilir. Onların ilk özelliği olarak da gayba/görünmeyene iman etmeleri zikredilir. Bu çok anlamlı bir başlangıçtır. Âdeta muhataba şu söylenir: “Bu kitabın rehberliğinden faydalanan müttakîlerden olmak istiyorsan ilk vazifen gayba iman etmektir.”

Takva ile gayba iman arasında şöyle bir bağ kurulabilir: Takva, “korunmak” demektir. İman da güvenmek ve güvenli/emniyetli bir ortama girmek demektir. Manevî tehlikelerden korunmak isteyen kişi, öncelikle maddî âlemin ötesindeki manaya, görünenin ardındaki gayba inanmalıdır. O sebeple müttakî kişinin ilk vasfı, gayba iman etmektir. Bu da âlemin mâsivây-ı Allah, Allah’ın mâverây-ı âlem olduğuna inanmak demektir.

Âyette “Gâib olan (görünmeyen) Allah’a iman ederler.” değil de “Gayba iman ederler.” ifadesinin kullanılması da çok anlamlıdır. Zira Allah mutlak anlamda gâib değildir. Âlemde her ne varsa, O’nun esmâsının tezahüründen ibarettir. O, bir cihetten Zâhir’dir (Görünen); bir cihetten Bâtın’dır (Görünmeyen). Böyle bir Allah’a, meleklere, ahirete inanmak için ise öncelikle mutlak olarak gayba inanmak gerekir.

Filhakika dindarlık, gayba iman ile başlar. İnanmanın başı bu âlemde duyularla algılananların dışında bir gerçekliğin........

© Yeni Şafak