menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“O benlikler hep vehm ü gümanındır”

120 12
10.08.2025

Bilinen hikayedir. Büyük müfessir Fahreddin Razi, sıcak bir günde pazarda dolaşırken bir buz satıcısının, buzlarını şöyle çığırarak sattığını işitmiş: “Sermayesi her an eriyen bu adama merhamet edin. Sermayesi her an tükenmekte olan bu zavallıya yardımcı olun.”

Razi, kendisine “Asr Suresi’ni nasıl tefsir edersiniz?” diye soranlara bu manzarayı anlatıp “Asr Suresi’nin tefsiri budur” dermiş.

Yusuf Atılgan’ın “Bir şey var, ama eksile eksile var” dediği yer midir peki burası? Zamanı “insan zamanı” olarak değerlendirir de çizgisel olarak ele alınırsanız evet ve elbette. Bu durumda insan bir eksilme biçimi olarak yaşar ve eksileceği bir şey kalmadığında da ölür.

İş, zamanı “dairesel” olarak ele almaya geldiğindeyse değişir. Bu kez kendi içinde sonsuz bir döngü olarak zaman, doğmuş olmanın tamlığı ile ölmüş olmanın eksikliği arasında bir fark oluşturmaz. Dönerek, devrederek, kendi içinde olup biterek zaman.

İnsanın ele alışları çizgiseldir. Bir noktadan bir diğerine gitmenin yordamını da bu çizgisellikte görür. Hatta çizgisel olanı mutlaklaştırarak “ilerlemekten başkası yoktur” noktasına gelir genellikle. Oysa ilerlemek ve çizgisellik mutlaklaştırıldığında insanın yorgunluğu dağı........

© Yeni Şafak