Türkiye’nin güç merkezine dönüşmesi AK Parti’den bağımsız değildir
Türkiye’nin güç merkezine dönüşmesi AK Parti’den bağımsız değildir
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin son on yılda küresel diplomaside kurduğu yeni ittifaklar, geliştirdiği altyapı ve artan stratejik kapasitesiyle bir güç merkezine dönüştüğünün herkes farkında. Bu yükseliş, Misak-ı Millî sınırlarının dışına çıkıldığında daha iyi anlaşılıyor.
Son bir yıllık gelişmelere baktığımızda, her devlete nasip olmayacak bir yükseliş süreciyle karşı karşıya olduğumuzu görüyoruz. Tarihin belli evrelerinde milletlerin kaderine yükselmek ve yeni bir medeniyet merkezine dönüşmek yazıldığında, bu gidişatı kolay kolay durduramazsınız. Kesintiler ve yavaşlamalar olabilir; fakat yükselişin yönü değişmeyebilir.
NATO Zirvesi ile başlayan süreci birkaç başlık altında ele alalım.
TÜRKİYE YENİ BİR GÜÇ MERKEZİ OLUYOR
NATO Zirvesi’nde Külliye’de gerçekleştirilen karşılama töreni, Türkiye’nin devlet kapasitesini ve diplomatik konumunu gösteren sembolik bir hadiseydi. Uzun zamandır gündemde olan Irak Kalkınma Yolu Projesi, Irak Başbakanı’nın ziyaretiyle yeni bir aşamaya geçti. Bu proje, Irak’ın istikrarı ve bölgesel ekonomik entegrasyon açısından önemli bir imkân taşıyor.
Zengezur Koridoru, Türkiye’nin Türk dünyasına açılan stratejik kapılarından biridir. Hicaz Demiryolu’nun yeniden hayata geçirilmesi fikri dahi Orta Doğu’da büyük bir heyecan oluşturuyor. Türkiye, tarihsel bağlarını geleceğin jeopolitiğiyle........
