CHP kendini çürütmeye ne kadar daha devam edecek?
Geçtiğimiz hafta Adalet ve Kalkınma Partisi üzerine bir siyaset önerisi yazısı kaleme almaya çalışırken, Türkiye’de muhalefetin içine düştüğü durumla ilgili şu cümleyi kurmak zorunda kalmıştım:
AK Parti, Türkiye’de yalnızca iktidar yükü taşımıyor; aynı zamanda muhalefetin yükünü de taşımak zorunda kalıyor.
Bu iddialı cümlenin sebebine gelecek olursak…
Bir ülkede iktidar partisi icraat yapar, faaliyet üretir. Vatandaşın taleplerini karşılamak ve ülkenin ihtiyaçlarını gidermek için politika geliştirir. AK Parti’nin son yıllardaki hükümet icraatlarına bakıldığında; dış politika, enerji, jeopolitiği, sağlık yatırımları, ulaşım altyapısı ve özellikle savunma sanayii devrimi ve daha bir çok alanda devletin temel ihtiyaçlarının bütününde rasyonel adımlar atılmış ve sonuç alınmıştır.
Buna ek olarak, “asrın afeti” olarak anılan deprem felaketi sonrasında yürütülen yeniden inşa süreci dikkat çekicidir. Deprem bölgesinde 450 bin konutun inşa edilerek 3 yıl gibi kısa bir zaman içinde hak sahiplerine teslim edilmesi, ölçek ve hız bakımından erişilen kapasiteyi göstermektedir.
Bu durum, devletin kriz yönetimi ve vatandaş taleplerini karşılama refleksi açısından önemli bir örnek olarak öne çıkmaktadır. Bu kapasiteyi Çin ve Türkiye dışında ortaya koyacak bir devlet yoktur.
Peki aynı dönemde muhalefet ne yapmaktadır?
Türkiye siyasi gündemine dair yaptığımız araştırmalarda yaklaşık bir yıldır muhalefet cephesinde yeni ve belirleyici bir siyasal söylem........
