Türkiye’nin oyun planı ne? “Değerli yalnızlık”, on yılda “vazgeçilmez ülke”ye dönüştü. Bütün “kutup”larla diyalog kuran tek ülke haline geldi. 2026 yaz ayları, içeride de dışarıda dev adımlar atıldı. Batı Ekseni, Doğu Ekseni, Türkiye Ekseni..
Türkiye’nin oyun planı ne? “Değerli yalnızlık”, on yılda “vazgeçilmez ülke”ye dönüştü. Bütün “kutup”larla diyalog kuran tek ülke haline geldi. 2026 yaz ayları, içeride de dışarıda dev adımlar atıldı. Batı Ekseni, Doğu Ekseni, Türkiye Ekseni..
Dünya artık “çok” kutuplu. İki kutuplu dünya bitti. Sonrasında ABD’nin denediği tek kutuplu dünya projesi çöktü. Batı geriledi, doğu yükseldi. Tam bu sırada Türkiye kritik, vazgeçilmez bir güç olarak yükselişe geçti.
Ve Türkiye, bütün bu “kutup”ların, “cepheler”in hepsinde merkeze oynuyor. Ya da cepheler arasındaki en etkili belki de tek bağlantı unsuru haline geldi.
İki kutuplu dünyada “cephe ülkesi” olan, ABD’nin tek kutuplu dünya projesinde “yüklenici ortak” şeklinde konumlandırılan Türkiye, bu çok kutuplu dünyada kendi oyununu kurmaya, kendisi merkez olmaya, kendi ekseni ile büyük coğrafyayı harekete geçirmeye başladı.
ÖNCE ENGELLEMEYE ÇALIŞTILAR. SONRA “ORTAK OLALIM” DEDİLER.
İmparatorluklar mirasçısı bir ülkenin, kararlı ve cesur bir şekilde kendi yolunu çizdiğini görenler, önce bunu engellemeye çalıştı.
İçeriden, dışarıdan müdahaleler yaptı. Küresel ve bölgesel ölçekte cepheler kurup Türkiye’yi durdurmayı denedi. Son yirmi yılda yaşadığımız travmaların tamamının sebebi budur.
Ama bunların hiçbirisi başarılı olamadı. “Türkiye’yi durdurma” planları “Türkiye ile ortak olma”, “Türkiye’yi yanına çekme” girişimlerine dönüştü. Batı’nın da Doğu’nun da, bu ikisi arasında tercihe zorlanan bütün bölgelerin de Türkiye’den beklentileri alenileşti, büyüdü.
TÜRKİYE KENDİNİ, BATI İÇİN DE DOĞU İÇİN DE “VAZGEÇİLMEZ” HALE GETİRDİ.
Bunlar olurken Türkiye, FETÖ ve PKK gibi “dışarıdan müdahale” aparatlarını tasfiye etti. Suriye’de tek başına direndi, istediği sonucu aldı. Şimdi Türkiye-Suriye bir eksen gibi ortak hareket ediyor.
Bu yaklaşım Lübnan’a, Irak’a, Somali ve Sudan’a, Libya’ya ve daha birçok ülkeye uzandı. Sanırım önümüzdeki dönemde buralarda da derin bir değişime tanık olacağız.
Türkiye, kararlı bir şekilde ortakları ile yeni bir eksen inşa ederken, var olan Batı ve Doğu güç blokları ile de ilişkilerini alabildiğine güçlendiriyordu.
“Ben Batı blokundayım” diyerek Doğu’ya mesafe almıyor, Doğu blokuna yaslanarak Batı’ya tavır koymuyordu. Dünyadaki bütün çatışma ve krizlere de, “kolay saf seçerek” bakmıyor, çok daha karmaşık ilişkileri akılcı bir şekilde yönetiyor, kendini “vazgeçilemez” hale getiriyordu.
NATO ZİRVESİ’NDE “TÜRKİYE MODASI”. PEKİ BU “ÖVGÜLERİN” SEBEBİ NEYDİ?
7-8 Haziran’da Ankara’da NATO Zirvesi yapıldı. ABD Başkanı Trump dahil, Avrupalı liderlerin ve ülkelerin tamamında bir “Türkiye modası” izledik.
Hepsi Türkiye’ye yakın durmak istiyor, ittifak içinde Türkiye’nin konumunu güçlendiriyor, olağanüstü övgülerle Türkiye’yi Batı ekseninin merkezine yerleştirmeye çalışıyordu. Yıllardır hiç böyle bir NATO Zirvesi görmemiştik, hiç böyle bir Türkiye övgüsüne tanık olmamıştık.
Çünkü; Ukrayna’da devam eden Rusya-Avrupa savaşı, Avrupa’nın doğu sınırlarını........
