Ege’de Türk gemisine saldırı olursa, Bedeli Tel Aviv’de, Atina’da sorulur! İlk kurşunu sıkacaklara uyarı: Ege’de harita değişir, İsrail ‘haritası’ kalmaz. Çok tehlikeli günlere girdik. Nükleer saldırı planları var. O zaman İsrail imha edilir…
Ege’de Türk gemisine saldırı olursa, Bedeli Tel Aviv’de, Atina’da sorulur! İlk kurşunu sıkacaklara uyarı: Ege’de harita değişir, İsrail ‘haritası’ kalmaz. Çok tehlikeli günlere girdik. Nükleer saldırı planları var. O zaman İsrail imha edilir…
Bu yazıyı yazarken İsrail’de seçim sonuçları hala netleşmemişti. Bir avuç ülkede, bu saate kadar sonuç alınamaması ayrı bir garabet ama esas mesele şu: Netanyahu bir şekilde iktidarda kalırsa, coğrafya, çok büyük çatışmalara hazırlıklı olmalı.
Seçimden hemen önce İsrail ve ABD, İran’a yıkıcı bir saldırının ipuçlarını verdi. Gizli ve açık hazırlıklar, elçiliklerin boşaltılması, konvansiyonel olmayan askeri yığınaklar, klasik bir saldırı olmayacağını, daha yıkıcı silahların kullanılacağını gösterdi.
Kim bilir, İsrail ve ABD, belki de nükleer saldırılar çağını başlatacak hazırlıklar yapıyordu.
NÜKLEER SALDIRILARIN ÇAĞI MI BAŞLATILACAK?
ABD elçiliklerinin doksan gün hiç yardım almadan ayakta kalacak şekilde yeniden dizayn edilmesi, ABD, İngiltere ve Japonya’da insanlara gıda stoku çağrıları, bölge ülkelerindeki çok yoğun hareketlilik bu yönde endişeleri artırdı.
Ne oluyordu, birileri nükleer saldırılara mı hazırlanıyordu?
Bir önceki yazımda, Eğer “Netanyahu seçilirse nükleer silahlar patlar, Türk-İsrail savaşı çıkar” dedim. Şimdi, “Netanyahu bir şekilde iktidarda kalırsa” diye aynı tezi tekrarlıyorum. Hatta kaybetse bile, hükümeti değiştirene kadar geçecek süre içinde bu çılgınlığı deneyecek!
HER ÜLKE, HER TÜRLÜ OLAĞANÜSTÜLÜĞE HAZIRLIKLI OLMALI. ORDU DEVLETLERİNİN DÖNÜŞÜ...
Bütün ülkeler ve coğrafyamızdaki bütün milletler, her türlü olağanüstülüğe hazır olmalı. Bugünkü durum, İkinci Dünya Savaşı öncesinden bile çok daha ileri düzeyde tehlikeler barındırıyor.
Çünkü artık konvansiyonel dünya dönemi bitti. Savaşlar mühendis orduları ile yapılacak, çok ileri düzeyde teknoloji ile yürütülecek.
Tank, top, kara birlikleri ile ancak işgaller ayakta tutulabilir, savaşlar kazanılamaz. SİHA sürüleri, elektronik savaş araçları sonuçları belirleyecek. Bu sefer ordular değil, siviller çok büyük kayıplar yaşayacak. Bundan sonra büyük savaşlar kitlesel kıyımlara yol açacak, ülkeler “ordu devleti” haline gelecek.
TAHRAN GÖRÜŞMELERİ… “HUSİ MESELESİ”NİN ÇOK ÖTESİNDE TEHDİTLER VAR.
Geçtiğimiz hafta Mekke İttifakı üyeleri İran’ı ziyaret etti. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan temsilcileri Tahran’a giderek, en azından Mekke İttifakı’nın İran’a karşı olmadığını dünyaya gösterdi. Göstergeler, bu ziyaretken sonra istihbarat alanında da Tahran merkezli görüşme trafiğinin yürütüldüğüne işaret ediyor.
Sanıyorum bu ziyaretin bir amacı da, hem Yemen savaşını sona erdirmek, Husiler üzerinden mezhep savaşı tezgahını bozmaktı. Tahran’a giden herkes, coğrafyanın Husi ve Yemen meselesinin çok ötesinde tehditlerle karşı karşıya olduğunu biliyordu.
ARTIK HİÇBİR ÜLKE SAVUNMADA KALAMAZ. BİR TÜRK GEMİSİNE SALDIRI OLURSA…
Bu tehdit, sadece İran’a karşı yeni bir saldırı hazırlığı ile sınırlı değil. Coğrafyanın tamamına yönelen bir tehdit oluştu.
Bu tehdit Basra Körfezi’nden Kızıldeniz’e uzanıyor. Bu tehdit Doğu Akdeniz’den Ege’ye uzanıyor. Bu tehdit, İran’dan sonra Suudi Arabistan ve Türkiye’ye yöneldi.
Bu coğrafya artık “savunma”da kalamaz. Savunma tedbirleri hiçbir işe yaramaz. Akdeniz ve Ege’de oldubittiler yaşanacak artık, bu açık.
Bir Türk savaş gemisine İsrail-Yunanistan saldırısı olursa, sonraki adımlar için Türkiye’nin hazır olduğunu düşünüyorum.
Burada İsrail için savaşı kaybedip kazanmak değil esas olan, savaşı bölgeselleştirmek, coğrafyanın bütün ülkelerini bu savaşın içine çekmek, sonra da ABD ve........
