menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Birinci Dünya Savaşı bizim için şimdi bitti. PKK değil; Avrupa, İsrail ve ABD yenildi. “İç işgalciler” temizlendi. Türkiye fırtınalar estirir. Tarih bu kadar hızlı akarken “sınanma tarihimiz” başladı.

166 0
13.08.2026

Birinci Dünya Savaşı bizim için şimdi bitti. PKK değil; Avrupa, İsrail ve ABD yenildi. “İç işgalciler” temizlendi. Türkiye fırtınalar estirir. Tarih bu kadar hızlı akarken “sınanma tarihimiz” başladı.

“Terörsüz Türkiye” yasası sadece bir iç politik mesele değil. Sadece teknik anlamda bir terör meselesinin çözümü de değil. Etnik ayrışmaların sona erdirilmesine yönelik dev bir adım. Ama çok daha önemlisi, Türkiye ve coğrafyaya yönelik, Birinci Dünya Savaşı sonrası kurulan bölgesel düzenin tabutuna son çiviyi çakmaktır.

Bu düzeni Avrupalılar kurdu. ABD devam ettirdi. Sonra da İsrail’in önceliklerine göre, bütün coğrafya perişan edildi. Türkiye’nin bütün mücadelesi, attığı her adım, Türkiye ve coğrafya ölçekli işte bu Batılı müdahale araçlarını sıfırlamaya dönüktür. “Terörsüz Türkiye” bunun sadece tek bir örneği.

“ÇOKULUSLU MÜDAHALE” CEPHESİ: O KANLI SİLAH ŞİMDİ SUSTURULDU.

Cumhuriyet tarihimiz, Avrupa ve ABD müdahaleleri tarihidir. Askeri darbeler, FETÖ üzerinden yürütülen saldırılar ve son 15 Temmuz, PKK üzerinden elli yıldır akıtılan kan hep bu müdahalelerin aşamaları ve araçlarıdır.

Bu yasa ile, Türkiye’nin iç bütünlüğüne yönelik elli yıllık saldırılar sone erdirildi. Türkiye’nin ellerini bağlayan, ayaklarına pranga olarak vurulan, hareketsiz ve mecalsiz bırakan bir “silah”, o çokuluslu müdahale güçlerinin elinden alındı.

PKK BİR TERÖR VEYA ETNİK MESELE DEĞİLDİ. İSRAİL ÇIKARINI “MİLLİ ÇIKAR” DİYE SATTILAR.

PKK meselesi etnik bir mesele ya da dar anlamda terör meselesi değildi. Kürt meselesi değildi. Hak-adalet meselesi değildi. PKK meselesi Türkiye’yi küçültme, kontrol altında tutma, diz çöktürme, geri bırakma, fakirleştirme, Batı’ya muhtaç halde tutma, Batı güvenliği için “paralı asker” gibi kullanma yöntemi ve aracıydı.

Her müdahale, içerideki unsurlarla yapılır. Her müdahale “haklı ve makul” söz ve kampanyalarla pazarlanır. Her müdahale ve saldırının Türkiye içinde ortakları vardır. Ve bu ortakları, ABD’nin, Avrupa’nın, İsrail’in çıkarlarını “milli çıkarlar gibi pazarlama” becerileri ile donatılmıştır. PKK meselesi de etnik kılıf giydirilerek servis edilmiş ve Türkiye’nin elli yılı çalınmıştır.

FETÖ’NÜN VE PKK’NIN PATRONLARI AYNI. İKİSİ DE DIŞ MÜDAHALEYDİ, SALDIRIYDI. TÜRKİYE, İKİ İÇ İŞGALCİ YAPIYI DAĞITTI.

FETÖ de böyledir. O da “İslâmî, muhafazakâr” soslarla örtülmüş, bir “iç işgalci” yapı olarak kurulup devletin bütün sinir sistemine yerleştirilmiştir. O da elli yıllık ince bir çalışmanın ürünüdür. Bir çokuluslu müdahale projesidir. Ve o müdahale zamanı geldiğini fark ettikleri an 15 Temmuz olmuştur.

Açık söyleyelim 15 Temmuz projesinde FETÖ ile PKK ve DAEŞ birlikte hareket etmiştir. Çünkü üçünün de patronu aynı güçlerdir. Üçü de aynı amaçlarla kurulup güçlendirilmiş, aynı hedefe yöneltilmiştir. Üçü de son ve nihai darbe için harekete geçirilmiştir.

Bugün bu yasayı “Terörle Mücadele” zaferi olarak nitelemek yeterli değildir. Çünkü Türkiye’nin elli yıldır boğuştuğu şey terör değildi. Bize “terörle mücadele” diye pazarladıkları şey aslında bir dışarıdan müdahaleydi, saldırıydı.

SADECE KAN DÖKMEDİLER, TÜRKİYE’Yİ ZEHİRLEDİLER.

Terör diyerek gözlerimizi kör ettiler. ABD, Avrupa ve İsrail’in küresel terör söylemine yamadılar, resmi siyasi söylemi de toplumsal algıyı da zehirlediler. Bir taraftan da buna bir Kürt meselesi diyerek Türkiye’yi hareketsiz bıraktılar.

PKK üzerinden de FETÖ üzerinden de yürütülen şey açıktan Türkiye’ye saldırıydı. Bu haliyle ABD ve Avrupa’nın elli yıldır Türkiye’ye saldırdığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

İsrail kavram üretir, ABD silah ve güç kullanır, Avrupa Türkiye içindeki Truva atları ile hatta “gurka”larıyla bunu pazarlar. Formül böyledir.

BATI SALDIRILARI BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI İLE BİTMEDİ. BUGÜNE KADAR DEVAM ETTİ.

Öyleyse ortada terörden çok daha ileri boyutta tartışmamız gereken gerçekler vardır. Türkiye’ye yönelik terör ve başka görünüm altındaki müdahaleler, Birinci Dünya Savaşı’nın........

© Yeni Şafak