Tenhaların enginliği
Dünyanın ilgisini üstüne çekmek için yaşayanlar, ilgilerini bir daha dünyadan kolay kolay geri alamazlar. Dünyadan başka bir şey göremeyenler, dünyada mahpus kalırlar. Dünya varoluşumuzun sadece bir parçasıdır oysa, en büyük parçası da değildir üstelik.
“Biliyor musun?” dedi yavaşça yanındakine dönerek, “dünya sürekli gevezelik ederek bizi lafa tutuyormuş gibi geliyor bana!”
Yalnız kalmanın, tek başınalığın, bir tenhalığa sahip olmanın istenmediği, çeşitli bahanelerle mahkûm edildiği zamanlardayız. Oysa geçmişte o tenhalık, o inziva, hakikati arayanların içine taşındıkları, dünyanın dağdağasından kaçarak sığındıkları bir yer, bir hâldi. İnsanın zihinsel ve kalbî anlam arayışlarının, varlığa ilişkin meraklarının, kendini keşfetme macerasının bir yere varması için, bu tenhalığa, bu dinginliğe ihtiyaç duyulurdu. Sükût hali nasıl sözleri ortadan kaldırmıyorsa, münzeviliğin de hayata dair anlamları belirsizleştirmediği, aksine yakîne çağırdığı, derinleştirdiği ve zenginleştirdiğine inanılırdı.
“Eğer inzivaya çekilme isteği duyuyorsan, gayet mümkün ve basittir bu:
İnsan dilediği zaman kendi içinde inzivaya çekilebilir. Üstelik insan........
