menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Edinilmiş kaygılar çağı

83 0
29.06.2026

Günümüzün düşünürleri çağımızın bir ‘Kaygılar Çağı’ olduğunu söylüyor, zamanımızı böyle isimlendiriyor. Psikiyatri klinikleri, psikolojik destek üniteleri kaygı bozukluğundan muzdarip hastalarla dolup taşıyor. Bir önceki çağı adı konmamış bir sahip olma çağı olarak yaşadık, parlak ilerleme ideallerinin altında yatan asıl örtülü maksat, asıl itici güç insanların sahip olma ihtiraslarıydı. Bu ihtirasları besleyen yaşama kodları hayatın ezberi haline getirildi, bu ezber üzerinden hayat şekillendirildi. Öngörüldüğü gibi birçok şeye de gerçekten sahip olduk aslında bu süreçte. Ancak insan nefsini doyurmak, kontrolden çıkmış hevesleri bastırmak elbette mümkün değildi. Şimdilerde o sahip olduklarımızı kaybetme korkularından bir Kaygılar Çağı inşa ediyoruz. Korkuların, vehimlerin, ürküntülerin, vesveselerin, tedirginliklerin, dozu kaçmış gerilimlerin, başkalarına inanma zorluklarının, güvensizliklerin harcına karıştığı bir Kaygılar Çağı bu!

“Birbirimize dair o kadar az şey biliyoruz ki, insanların bu tuhaf dünyasında, birbirimize karşı hissettiğimiz nedensiz kaygılar, endişeler, acılı ve bencil önyargılar nedeniyle bizi birbirimize bağlayan sırrı çözebilmemiz neredeyse olanaksız” diyor ‘Csutora’ kitabında Sandor Marai.

Başa çıkamadığımız kaygılar arasında en tahripkâr olanı........

© Yeni Şafak