Botokslu Cenaze Kime Ait? (22) “Yağmur iyilerin üzerine de yağar, kötülerin üzerine de...”
Botokslu Cenaze Kime Ait? (22) “Yağmur iyilerin üzerine de yağar, kötülerin üzerine de...”
“Git gel yüz adım bin yıllık konak/ buna ne ayak dayanır ne tırnak.” Necip Fazıl’ın dizeleri.
Ne tuhaf, rahmetli anam birbiri ardı sıra bütün meselleri, masalları, atasözlerini sıralar, kederini, neşesini onların sırtına yükler, sonra duygularını “sür eşeğini Niğde’ye” diye uğurlardı. “Bu ne Iraz ana?” diyenlere “İçimde tutup dert büyüteceğime sözümü savdım yürüttüm gitti” derdi. Söylediği mesellerden, atasözlerinden alınacak olanlara yine bir atasözü ile cevap verir “Öküz altında buzağı arayan bizden değildir” derdi.
Anamın bu hallerine çok kızardım. Kızdığım onca şey içime içime işlemiş meğer. Onun atasözlerine, masallara yüklediğini ben şiirlerin mısraları ile muhafaza altına almışım meğer.
Kendimden şiir ile kaçıyor, kendime şiir ile varıyorum. Vera’dan sonra böyle oldu. Vera’dan sonra ne? Daha şurada 48 saat bile geçmedi. “Beklemek başta zordur sonra zamanın kendisi bekleme olur” demişti. Kim demişti?
“İnsan ancak hüzünlü ve yalnızken kalbinin kapıları açılır ve sen odadan odaya, bir kapıdan öteki kapıya savrulursun.” Zihin demek kendini zor günlere hazırlıyor. Kalp midir biriktiren, zihin mi? Belki zihin biriktiriyor, kalp üzülmemek için o birikmiş olanların en iyi parçalarını seçip çıkarıyor. Ya da tam tersi, üzülürken daha çok üzülmek için, üzüntüsüne sebep olanları suçlamak için en üzüntülü anları bulup çıkarıyor. Kalbin halleri, kalbin ince ve kalın halatları mı demeliyim?
İnmek çıkmaktan daha zormuş, keşke pijamalarımı alsaydım da hiç aşağı inmeden… Sanki dün pijamalarını giydin de. Hah açıldı. Destur. Şu paravanı geçip. O da ne. Ben burada Meşkure Hala’nın battal boy yatağını göreceğim zannederken... Ne ara boşaltıldı bu oda! Boşaltılmış ve muazzam bir çalışma odası tefriş edilmiş.
Acayip. Kimin için tefriş edilmiş bu oda?
Günahını almayayım, belki de bana sürpriz yapacaktı. Yok canım beyhude hüsniyelenme hoca, burası kullanılmış. Baksana şu masanın haline. Şu köşe yaz köşesi şu köşe kış köşesi ortada su şişesi DEĞİL de şu köşede renk renk minik, şu köşede büyük boy direk direk kitaplar.
Kızılderili masalları, Meksika masalları, Rus masalları, Arap masalları...72 milletin masalları masanın üzerinde bir araya gelmiş, masal konseyi olmuşlar adeta. Allah Allah! Çocuk Esirgeme Kurumu’nda çocuklara masal........
