menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

15 yaşındaki oğula baba olmak... Ya da olamamak...

72 0
24.04.2026

I-

Beton ormanının içinden geçiyoruz. Daha doğrusu geçemiyoruz, çünkü trafik felç. Beton ormanının dairelerinin ancak yüzde ikisi dolu. Diğerleri boş. Dolduğunda ne olacak? Bütün bu boş binalar bana Bolu’da “Araplara satarız” diye yapılan, kimsenin satın almadığı korku şatolarını hatırlatıyor.

İçinde beklemekte olduğumuz taksinin şoförü “Şurayı görüyor musunuz, eskiden burada Singer fabrikası vardı. Bahçesi yemyeşildi. Öğlen tatilinde işçiler top oynardı” diyor, özlemle.

“Biliyorum, buraya çocuklarla gelip gitmişliğimiz çoktur, 90’lar boyunca.”

Cümlenin içindeki çocuk kelimesi şoförü başka bir hayat sahnesine savuruyor:

“Dün çocuklar okula gitmedi. Küçük korkuyor, ya bizim okulu da tararlarsa diye. Büyükte zaten öfke kontrol sorunu var.”

Adam hayatında ilk defa kendisini dinleyen birini bulmuş gibi anlattıkça anlatıyor:

“Hanım bu evlere bakıp ‘Biz de iki koldan çalışıyoruz. Bizim neyimiz eksik? Biz niye böyle yerlerde oturamıyoruz?’ diyor. ‘Eksiğimiz yok, fazlamız var. Helalinden kazanıyoruz biz.’ diyorum.”

“Maşallah.”

“Hanımla bir türlü anlaşamıyoruz. Psikoloğun seansı 7 bin lira oldu. Bir şey yaptığı yok. Oğlan anlatıyor, bu dinliyor. Dinliyor mu emin değilim. Dedim ki, ben bu çocuğun babasıyım, bana anlatsın. Kabul etmiyor hanım ‘O uzman. Sen onun yaptığını yapamazsın’ diyor. Yaptığı bir şey yok. Ben çocuğumu ondan daha iyi dinlerim.”

Kesintisiz anlatıyor şoför. Anlatıyor, anlatıyor. Nihayet trafik açılıyor, bizim için trafik yükü şimdilik bitiyor. Ama taksi şoförü için ekmek aslanın kör bağırsağında, gün boyu, gece boyu devam edecek.

Taksiden inerken “Eşinizle hayata karşı, çocuklarınıza karşı müttefik olmanız gerekiyor. Eşler arası ittifak, öğretmen ile veli arasında ittifak, veliler arası ittifak önemli” diyorum.

“O nasıl olacak?!”

“Oğlunuzu dinlemeye hemen başlayabilirsiniz. Böylece eşiniz ve siz aynı şeyi görmüş olursunuz en azından...”

“O nasıl olacak...”

“Biraz önce dinleyebilirim diyordunuz ya.”

“Tamam. Benim karşıma otursun, psikoloğun karşısında oturur gibi anlatsın, dinlerim, yani o anlamda.”

“O profesyonel bir ilişki. Sizinle oğlunuz arasında asla........

© Yeni Şafak