menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kimin ortalamasıyız?

88 0
18.10.2026

Bu yazıyı henüz karalarken bir tevafuk yaşadım.

Çok kıymet verdiğim bir ağabeyim, ilmî ve insanî çalışmalar için kurduğumuz WhatsApp grubuna şu satırları bıraktı:

“Bazı insanlar, ruh aynası gibidir. Onlara baktığınızda kusurunuzu görüp kendinize çekidüzen verirsiniz.”

“Abi, pazar yazımın konusunu sen nereden biliyorsun?” diye de takıldım.

Amerikalı motivasyon konuşmacısı Jim Rohn’a atfedilen meşhur bir söz var: “İnsan, en çok vakit geçirdiği beş kişinin ortalamasıdır.”

Kişisel gelişim sloganı deyip geçmeyelim. Bu söz bilimsel bir kanun olmasa da insanın bulunduğu ortamdan, camiadan veya semtten etkilendiği aşikârdır.

Otuz yılı aşkın süre izlenen 12 binden fazla kişinin verisini inceleyen bir araştırma, obeziteyle sosyal çevre arasında ilişki tespit etti. Öyle ki arkadaşı obez hâle gelen kişinin de obez olma ihtimalinde yüzde 57 artış görülüyor. Etki, arkadaşın arkadaşına kadar uzanıyor.

Dinimiz dostun insan üzerindeki tesirini çok net tanımlıyor. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), “Kişi dostunun dini üzeredir” buyurur. Efendimiz, Ebû Mûsâ’dan nakledildiğine göre şöyle de buyurmuştur: “İyi arkadaşla kötü arkadaş, misk taşıyan kimse ile körük üfleyen kimse gibidir.” Allah Resulü, bir başka hadiste ise Müslümanlara ağır bir sorumluluk yükler: “Mümin, müminin aynasıdır.”

İbn Haldun’a atfedilen ve bir sosyal medya klişesine dönüşen “Coğrafya kaderdir” sözü aslında müellifin derinliğine götürmelidir bizleri. İbn Haldun, Mukaddime’de; iklimin, coğrafyanın ve beslenmenin insanın bedenini, karakterini, ahlakını, hatta dini hayatını nasıl şekillendirdiğini tafsilatlı anlatır. Bolluk içinde yaşayanlarla az yiyerek yaşayanları karşılaştırır. Ona göre sofrası mütevazı olanın bedeni de ahlakı da daha sağlamdır.

İbn Haldun’a göre insan, mizacının değil, âdetlerinin ve alışkanlıklarının çocuğudur. Yani karakter yalnızca doğuştan şekillenmez. İçinde........

© Yeni Şafak