Halkın itimadı, başkanların itibarı…
Son günlerde bazı belediye başkanlarının özel hayatlarına ilişkin ortaya saçılan görüntüler ve iddiaların sosyal medyaya yansıyan
“toplumsal hasar”
boyutu, tüm siyasetçilerin altında kalabileceği bir güven yıkımının işaretlerini veriyor.
Halka hizmetle değil de yasak ilişkilerle gündeme gelen belediye başkanları, mensubu oldukları partilerin ve yönettikleri şehirlerin de itibarlarına gölge düşürüyorlar. Misal;
Uşak şehri ağır bir bedel ödüyor.
Görüştüğüm bazı isimler, otel hadisesinin üzerine şehrin “siyasi savunmaya” geçtiğine dair oluşturulan algının ve özellikle de kadın siyasetçilerin “kalkan” olarak sahneye sürülmesinin, skandalı daha da görünür kıldığını söylüyor. Nihayetinde, hem gayriahlaki hem de gayrisiyasi bir skandalı ideolojik reflekslerle “
estetize etmeye
” yönelik her girişim, Uşak insanının yere eğdirilen başını kaldırmadığı gibi sokağın zihnindeki “acaba” sorusunu daha da derinleştiriyor.
Sosyal medyada yapılan yorumlara bakıldığında, seçmenin yalnızca olayların kendisine ya da magazinsel ayrıntılarına değil, tartışılan iddiaların doğurduğu
güven krizine
odaklandığı açıkça görülüyor. Vatandaşlar öfkelerini ve kırılganlıklarını kimi zaman mizaha vurarak ifade etse de satır aralarındaki derin öfke görülüyor. Bu öfke, yalnızca bir kişiye değil,
siyaset kurumunun tamamına
doğru yöneliyor.
Siyasi partilerin krizler........
