Çorap söküğü gibi gelecek mi?
Çorap söküğü gibi gelecek mi?
Amerikalı yazar ve aktivist Walter James Heyer, sene başında Tabii’de yayımlanan “Gökkuşağı Faşizmi” belgesinde cinsiyet ameliyatları için şunları söylüyordu: “Bu işin içinde para var. Bu, bugün 4,4 milyar dolarlık bir sektör. Hayatım boyunca gördüğüm en büyük tıbbi dolandırıcılıktır.”
Walter, dünyaya erkek olarak gelmiş ve sonrasında ameliyatla cinsiyetini terk etmiş biri. 12 yıl hormon kullanmış, ameliyat olmuş ve 8 yıl kadın gibi yaşamaya çalışmış. Ancak hiç de umduğu gibi olmamış. Şöyle diyor: “Sizi temin ederim ki cinsiyetin değişmiyor, sadece görünüşün değişiyor.”
Peki bu sektörden kimler nasıl paralar kazanıyor?
Önce, yıllardır devam eden propaganda ve siyasi baskılarla cinsel yönelim furyası oluşturuldu. Filmler, diziler, reklam filmleri, markalar, psikologlar, Dünya Sağlık Örgütü, politikacılar, sivil toplum kuruluşları ve hatta devletlerin eliyle, 90’lar itibari ile “dokunulmaz” bir özgürlük alanı oluşturuldu.
“İnsan pazarı” cezbedici hale getirilince de ilaç firmaları, doktorlar ve ameliyatların yapıldığı kliniklerin sürekli gelir kazanabilecekleri bir sektör inşa edilmiş oldu.
Bu, bugünün meselesi değil. Ancak yarınlarımızın en büyük sorunu. Cinsiyetini terk etme savrulması yaşayan kafası karışık gençleri hormon ilaçlarına başlatarak, ömür boyu tıbbi müdahaleye bağımlı hale getiren devasa bir endüstriden söz ediyoruz.
Kısmen konuşulan ancak üzerinde pek durulmayan bu bilgileri aktarmamdaki sebep, ülkemizde geçtiğimiz gün yapılan “Ailem Güvende” operasyonlarının sadece LGBT lobileri, dernekleri ve eğlence mekanlarıyla sınır kalmayacağını, çok büyük kısmı illegal olan cinsiyet ameliyatları endüstrisini de kapsayacağına dair öngörüm. Evet ülkemizde merdiven altında hali hazırda işleyen böyle bir sektör var. “Sağlık turizmi” görüntüsü ile bazı hastanelerde yapılan gayri resmi ameliyatları daha önce köşemde anlatmıştım. Çapa’da ortaya çıkan, 18........
