Çocuğunuz cehennemin kaçıncı katında olabilir?
Evinde silah bulunduran ve ergenlik çağında evladı olan her anne-baba, Kahramanmaraş’taki o korkunç olaydan sonra kendine şu soruyu sormak zorunda:
“Farkında olmadan bir katliamın gizli faili olabilir miyim?”
Bu soru ağır, biliyorum. Birçok anne-baba “Benim çocuğum yapmaz” diyecek. Ancak 14 yaşındaki İsa Aras Mersinli’nin okulda kurşun yağdırmasının ardından polis başmüfettişi babasının itirafı, ihmalin boyutunu özetledi:
“Silahlara merakı vardı, bir hafta önce atış yaptırdım.”
Bir çocuğun beş silah ve yedi şarjörle okul basıp profesyonel bir soğukkanlılıkla ateş açması, sadece “
silah merakı
” ile açıklanamaz. Bu birinci meseleydi. Şimdi evinde silah olmayanları da ilgilendiren perdeyi aralamamız gerekiyor.
Gözümüzün önüne getirelim: Kapısı kapalı bir oda. Masasının üzerinde bir bilgisayar veya kucakta bir tablet. Oğlanın kulağında kulaklık, ekranda hızla akan mesajlar…
Birçok anne-baba için bu manzara sıradan ve “arzu edilen” ev hali.
Çocuk odasında bilgisayarın başında oturuyor.
“Göz önünde olması” anne-babaya güven veriyor.
Çünkü oğlan sokaklarda, bilinmeyen bir yerde değil. Evde ve odasında. O hâlde merak etmeye gerek yok.
Kiminle görüşüyor kaygısı yok. Ne içiyor ne yiyor derdi yok.
Peki ya o
anne-babaların dizlerinin dibindeki çocuklardan biri veya bazıları, yeni bir okul katliamının planlayıcısı ise?
Korkunç bir soru evet. Fakat yüzleşmemiz gerekiyor.
Çünkü o çocuk, aslında
dijital bir nefret tarlasında serpiliyor olabilir.
Türkiye, 2024’te yılında Eskişehir saldırganı ve İstanbul’daki Semih Çelik vakasıyla Discord ve Telegram’daki
“C31K” (Cehennemin 31. Katı)
gibi oluşumlardan haberdar oldu.
Yaşları 12 ila 18 arasındaki erkek çocukların yer aldığı, Discord ve Telegram’da oluşturulan kanallardaki yazışmalar dehşetti.
Hiçbir kutsalı olmayan
, kendileri gibi düşünmeyen herkesi, her........
