menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Boomerlar ölürken” geride kalanlar…

39 0
previous day

Dedeleri ve babaları İsrail yanlısı olan

genç Amerikalılar Filistin’i savunuyor.

Birkaç yıl evvel böyle bir cümleyi kurmak akla bile gelmezdi. Ancak Amerikan medyası bir süredir, anketlere de yansıyan

kuşaklar arasındaki derin çatlağı

tartışıyor.

Dünyadaki eğilimleri ölçen önde gelen kuruluşlardan

Pew Araştırma Merkezi

ile Amerikan halkının nabzını tutan

NBC News’in kamuoyu yoklamaları, İsrail’e bakışın tersine döndüğünü

gösteriyor.

Amerika’daki değişim çarpıcı. Fakat asıl dikkat çekici olan, her iki araştırmanın da kırılımları… Veriler, İsrail’i ve ona koşulsuz destek veren siyasi aklı yönetenlerin görmediği ya da görmek istemediği “

dip dalgayı

” işaret ediyor.

Pew’in içinde bulunduğumuz nisan ayında yayımladığı araştırmaya göre

Amerikalıların yüzde 60’ı İsrail’e “olumsuz” bakıyor.

Bu oran, katılımcıların

yaşları düştükçe daha da yükseliyor.

NBC’nin geçtiğimiz günlerde ekranlarında detaylı grafiklerle analiz ettiği araştırmaya göre Amerika’da yaşayan 1

8-29 yaş arasındaki gençlerin dörtte

üçü Filistinlilere İsraillilerden daha fazla sempati duyuyor.

Genel olarak Amerikalıların yüzde 50’sinin İsraillilere, kalan yüzde 50’sinin ise Filistinlilere kendilerini yakın hissettiği tam bölünme söz konusu. Eşit ayrışma,

Amerikan halkının İsrail’e mesafe koyduğunun en belirgin işareti.

NBC’nin verilerinde “particilik” detayı da dikkat çekiyor.

Cumhuriyetçiler

, meselelere Trump çizgisinde bakıyor ve

yüzde 81 ile İsrail’i destekliyor. Demokratlar’da

ise büyük bir kırılma yaşanıyor.

Yüzde 75’i Filistinlilere daha çok sempati duyduğunu söylüyor.

NBC anketinin en önemli bulgusu, genç seçmenlerin siyasi ve insani meselelere bakışındaki netliği. Batı’da Z kuşağı olarak kodlanan;

1990-2010 yılları arasında doğanların yüzde 74’ü, siyasi görüşlerini bir kenarda tutarak Filistin’i destekliyor.

Financial Times yazarı Edward Luce, her iki araştırmayı ele aldığı yazısında Amerika’daki politik kırılma için, “Baby boomers kuşağı sahneden çekildikçe ABD’deki İsrail karşıtı eğilim daha da sertleşecek gibi görünüyor” diyor.

Ülkemizde “Ben Nesli” kitabıyla bilinen Amerikalı psikolog ve akademisyen Jean Twenge,

Baby Boomer (Bebek Patlaması) kuşağının

(1946-1964 yılları arasında doğanlar) dünya görüşünün televizyonun evlere girmesi ile şekillendiğine dikkat çeker.

Özellikle de Hollywood’un etkisine, film örnekleriyle değinir.

İşte bu “

Baby Boomer

” kuşağı televizyonda anlatılan İsrail ile büyüdü. Şimdinin 50 yaş altı ise cep telefonlarının gösterdiği

Gazze’yi anlık olarak izliyor

ve dünyanın geri kalanı ile sürekli etkileşim hâlinde bulunuyor.

Peki anketlere de

yansıyan toplumsal tavır nelerin habercisi?

Amerika ve İsrail’in silah üstünlüğüne rağmen İran karşısında fiziki ve siyasi üstünlük elde edememesinin tartışıldığı düzlemde, toplumsal desteğin de belirgin şekilde düşmesi; ülkeleri, liderleri ve diplomasiyi aşan

“sivil cepheleşmeyi”

işaret ediyor.

Şu artık çok net:

Toplumların “hafızası” yenileniyor.

Amerikan emperyalizminin medeniyetleri köklerinden koparma ve

ülkeleri köylerine kadar küreselleştirme politikası,

bugün ironik bir biçimde kendi kurdukları iletişim ağları aracılığı ile vicdanıyla kararlar veren nesillerin iradesini ortaya koymasına zemin hazırladı.

Bu sosyal hizalanma, siyasetin değişeceğinin en belirgin göstergesi.

Baby Boomerlar sahneden çekildikçe,

üzerlerine inşa edilen tarihsel refleksler zayıflayacak, bugünü geçmişte yaşananlar değil, görülen, izlenen gerçekler inşa edecek.

Dünya aslında ülkeler arasındaki çatışmalardan, giderek

yalnızlaşan bir Siyonist İsrail düşüncesi ile “biz o zalimlerden değiliz”

diyenler arasındaki daha büyük ve çetin savaşa sürükleniyor.


© Yeni Şafak