menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılma hayalinden bugüne milenyum!

50 0
27.06.2026

Neden hikâye anlatırız? Hikâyeleri hayal etme biçiminin temeli ne kadar bilinç dışı ne kadarı gerçektir, hikâyelerin ne kadarı anlatıcısının eseridir. Bu sorular her zaman tartışmaya açık alan olmuştur. Bugünlerde bu tartışmayı ele alan bir film var vizyonda: “Robin Hood’un Ölümü”. Yönetmen umut veren bir kahraman olan Robin Hood anlatısını tersyüz etmiş, adeta kahramanı yok etmiş. Filmi izleyen belleğinde bir daha Robin Hood’a dair pozitif bir iz taşıyamaz. Film, anlatıcısının hikâyeleştirmesiyle tek bir şey söylüyor. O da: “Yoksulların mağdurların dostu, zenginden alan fakire veren Robin Hood sadece bir hikâye!”

Tuhaf bir çağda yaşıyoruz. Bir tarafta böylesi filmler diğer tarafta ise mitlerin, efsanelerin; askerî, jeopolitik operasyonlara, işgale, zulme, kadınları çocukları öldürmeye gerekçe olarak sunulduğu bir çağı yaşıyoruz. Bu çağın pek çok adı var ama en popüler isimlerinden birisi “milenyum” çağı…

Milenyum çağının çağrışımları Alev Alatlı’nın, önümüze en sık getirdiği kavramlardan birisiydi. Yaptığımız programlarda, romanlarında, kitaplarında da bu konuya sıkça yer verirdi.

Her sohbette mutlaka Hristiyanlığa değinir. “Batı’yı bilmek” demenin “Hristiyanlığı bilmek” demek olduğunu söylerdi. “Batı’da her şey, her kavram ya Hristiyanlığın içinden ya da ona karşı gelmekten doğmuştur” diyen hocamın kulağıma küpe olan bu sözü, “Batı”nın daha çok tartışılmaya başladığı ve eski hikâyelerin yeniden inşa edildiği bugünlerde daha da önem taşıyor.

“Hangi Batı” sorgulamalarını aşmış bir dünyadayız artık. Hangisi yok, hepsi bir bütün. Üzerimize boca edilen kavram ve kelimelerle kurulan dil ve bilgi eksenli epistemik hâkimiyete direnebilmek içinse illâki ne ile karşı karşıya olduğumuzu da bilmek gerekir. Yine hocamın deyimiyle “Başımızı suyun üzerine çıkarmayı başarmak, ya da dünyaya kömürlük penceresinden bakmayı bırakmak” için ille de kavram ve kelimelerin kökenine bakmalı! Bu yazıda da kaynakçam, yazıları ve çeşitli programlardaki yorumlarıyla Alev Alatlı.


OSMANLI ORDUSUNA ‘DECCAL’ DİYEN MİLLER!

“Milenyum aslen Hristiyanlığa atıfla açıklayabileceğimiz bir kavram. Özellikle de Evanjelik Hristiyanların temel öğretilerine göre dünya yaratıldıktan 6 bin yıl sonra, 7. binin başında Hz. İsa gelecek ve Deccal’in ordularıyla savaşacak, Tanrı’nın hükümranlığını kuracak ve akabinde de bin yıllık bir altın dönem yaşanacak...........

© Yeni Şafak