menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yolsuzlukla mücadele: O kadar da zor değil

124 0
09.10.2026

Yolsuzlukla mücadele: O kadar da zor değil

Yolsuzluğun dini, mezhebi, meşrebi, mesleği, ırkı, sınıfı, siyaseti, partisi, ideolojisi, rengi yok. Kimliklerinden ve aidiyetlerinden önce insanlar iyi ve kötü olarak ikiye ayrılıyorlar; toplumun her katmanı içinde iyiler kadar kötüler de var ve insan ile eşyanın temas ettiği her yerde yolsuzluk olabiliyor.

Yolsuzluk konusunda siyasetçi ve memuru peşinen itham etmek insanımızın kolayına geliyor. Oysa yolsuzluk tavandan tabana indiğinden daha çok, tabandan tavana yükseliyor. Kişi kötüyse, en alttan en üste kadar, “fırsat ve imkanlar dahilinde” yolsuzluğa tevessül ediyor. Kimileri kırmızı ışıkta geçerek, kimileri sıranın önüne kaynak yaparak, kimileri elektrik çalarak, kimileri belediye kasasını boşaltarak, kimileri milletin hazinesine el uzatarak, kimileri de fon vurgunuyla, küçük ya da büyük hacimli ama aynı derecede kötülük duygusuyla yolsuzluk yapıyor. “Çaldımsa mîrî malı çaldım” diyerek, “devletin malı deniz” diyerek, “davama hizmet için çaldım”, “çaldım ama Kur’an kursu, cami yaptım, umreye gittim”, “kamulaştırdım”, “benden çalınanı aldım” diyerek en çirkin suçu işliyor ve vicdanlarını sözde rahatlatıyorlar.

Tabandaki ve tavandaki yolsuzluğun hesabı sorulmayınca, çalan çaldığıyla, götüren götürdüğüyle zevkü safa içinde gününü gün ediyor. İşte bu cezasızlık toplumda çürümeyi derinleştiriyor; çürüme ise, en büyük güvenlik ve beka sorunu olarak milleti, devleti tehdit ediyor. Umutsuzluk, hayal kırıklığı, güvensizlik, gelecek kaygısı, moral bozukluğu toplumun........

© Yeni Şafak