Millî bir CHP’ye doğru
Bayramda Diyarbakır’daydım. Hasan Paşa Hanı’nda iğne atsanız yere düşmez; Kadri Usta müşterilerine kahvaltı yetiştirmek için koşturuyor. Ulu Cami önünde otobüsler Türkiye’nin her yerinden gelen turistleri indiriyor. Sur içi kalabalık. Camiler sadece ziyaretçilerle değil vakit namazlarında saf saf cemaatle dolup taşıyor. On İki Gözlü Köprü’de, Dicle’nin kenarında, serinlemek için gelenler izdiham oluşturuyor. Her köşeden ciğer kebabı dumanları yükseliyor. Esnaf mutlu, Diyarbakırlı huzurlu.
Terörsüz Türkiye projesi Diyarbakır’ı kısa sürede adeta uçurmuş; bu daha başlangıç.
Terörsüz Türkiye’nin tek yansıması Diyarbakır değil elbette. ABD ve İsrail İran’ı vururken, silahlandırılmış PKK’nın karadan müdahale etmesi planlanıyordu; Türkiye bu planı bozdu. Hem plan hem de planın Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından bozulduğu İsrailli yetkililerce itiraf edildi.
Asıl etkiyi Suriye’de gördük: PKK, ABD ve İsrail’in desteğiyle Suriye kuzeyinde bir devlet ya da devletçik kurmak üzereyken, Türkiye’nin aklı, Suriye’nin kararlılığı, ama en çok da Terörsüz Türkiye projesi oradaki planı da çöpe attı.
Türkiye, Kürtlerin, dış müdahaleler yoluyla ve PKK eliyle kanlı maceralara girmesini engelledi. Rahmi Koç ve patron yalakalarının münasebetsiz çıkışlarına takılmayalım. Bölgemizde güzel gelişmeler de oluyor, muhabbet çoğalıyor, kardeşlik pekişiyor, bu da........
