menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hasar yoksa ‘kriz’ yoktur!..

24 0
03.02.2026

Bir krizi yönetmekle ‘krizin iletişimini’ yönetmek arasında büyük farklar vardır… İkisi arasındaki farkı kavramadan ve bir vakanın ‘kriz’ mi yoksa sadece ‘sorun’ mu olduğunu ölçüp biçip görmeden atılacak her adım ‘kendi krizinizi yaratmanıza’ neden olabilir…

Bu durumla özellikle son aylarda uyuşturucuya karşı devletin başlattığı etkili ve yaygın kampanya sırasında karşılaşmaktayız… Süreçte yaşanan son dramatik olaylardan biri de Türkiye’nin en büyük ve en başarılı ilaç firmalarından Abdi İbrahim’in Yönetim Kurulu Başkanı Nezih Barut ile Yönetim Kurulu ve İcra Kurulu Üyesi olan oğlu İbrahim Barut’un yaşadıklarıdır…

Ünlülere yönelik uyuşturucu soruşturması kapsamında 20 Ocak’ta gözaltına alınan İbrahim Barut’un uyuşturucu testinin pozitif çıktığı ifade edilmiş.

Ünlü, etkili, muteber demeden pek çok kişide yapıldığı gibi İbrahim Bey’den de kan ve saç örneği alınmış… Adli Tıp laboratuvarlarında tahlil edilmiş… Sonuç pozitif… Bunun üzerine Adli Tıp Kurumu raporunu İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunmuş…

Abdi İbrahim’in başarılı yöneticisi Nezih Bey ve oğlunun bu aşamada yapmaları gereken ilk şey ne olmalıydı, dersiniz…

Önce ortada bir kriz var mı yok mu, şiddeti ne, hangi kanaldan geliyor, yarattığı hasar ne kadar; bunları tespit edeceklerdi… Çünkü ortada kriz yokken ‘varmış’ gibi davranırsanız, o hışımla kendinize büyük hasar verebilirsiniz…

Rahmetli babam iyi bir briç oyuncusuydu. Bana da öğretmişti… Üniversite yıllarında yurt dışındayken sosyalleşmek için işime yaramıştı briç… Sık sık şu lafı duyardım kendisinden: “Kozu saymayan Sen Nehri’nde boğulur” … İleriki yıllarda iletişim mühendisliğine kafa patlatırken “Ölçmüyorsan yönetemezsin” sözünü meslekte ‘kırmızı çizgim’ olarak benimsemişsem, bunda babamın briç uyarılarının etkisi........

© Yeni Şafak