Açıklık kanamayı durdurabilir…
Açıklık kanamayı durdurabilir…
İlk günden beri ısrarla savunuyoruz. Dünyadaki bütün iletişim kuramları aynı şeyi söylüyor: Kriz durumlarında müphemiyet negatif çalışır ve hasarın, kanamanın devam etmesine neden olur. Hasarı mümkün olan en alt düzeyde tutmanın tek yolu vardır: Olayla ilgili tüm yetkili ve sorumluların en açık ve şeffaf şekilde konuşmaları.
Fon krizini yönetme konusunda başta Sayın Cumhurbaşkanı, devlet ricali atılması gereken bütün adımları attılar. Aynı hassasiyetin iletişim boyutunda yetkili ve sorumlular tarafından gösterildiğini söylemek çok zor. Bu nedenle tezviratçı muhalif medyanın ve sosyal medya çığırtkanlarının saldırıları yankı bulmakta ve kanama devam etmektedir. “Konuşmam aleyhime olur” diye düşünenler kendilerine ve çevrelerine daha fazla hasar verirler.
AK Parti’ye katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın, Sayın Cumhurbaşkanı ile görüşmesinin ardından onunla ilgili dile getirdiği ifadelerin taşıdığı şaşkınlık algısı bizce üstünde durulması gereken önemli bir husus. Ne demişti Tugay:
“Tahmin ettiğim, tanıdığım Erdoğan’dan çok daha başka bir insan gördüm. Ben karşımda çok dolu, saygın; üstelik babacan, doğal bir yaklaşım içerisinde olan bir insan gördüm.”
İnsani açıdan bakıldığında samimi bir şaşkınlık itirafı…
Ancak insan ne zaman şaşırır?
Hazırlıksız yakalandığında, bilgi eksikliğinde… Soyutlayamadığı ve öngöremediği, karşısındaki kişi ya da olayı okuyamadığı durumlarda…
Oysa bilindiği gibi, bilge olan şaşırmaz. Peki, nedir bilgelik?
Zihinsel tekâmüldeki evreleri dört aşamada ele almak mümkün: 1. Veri, 2. Malumat (Enformasyon), 3. Bilgi, 4. Bilgelik. Veri; tasnif edilmemiş girdidir. Örneğin, İstanbul’un nüfusu. Malumat ise; tasnif edilmiş veridir. Örneğin; kadın/erkek oranı, eğitim, gelir durumu vb. Bilgiye gelince; malumatın yorumlanmış halidir.
Bilgelik, ruhun en üst düzeyde tekâmülü ile bilginin reddiyesini oluşturup doğayı, bireyi ve toplumu bir üst akıl ve ruh........
