İyilik bulaşıcıdır / İyilik Medeniyeti -3-
(Mâide Sûresi, 2)
İnsan, farkında olmadan çevresini etkileyen bir varlıktır. Bir tebessümüyle umut olur, bir sözüyle gönül yapar, bir davranışıyla örnek olur. Tıpkı kötülüğün yayıldığı gibi, iyilik de yayılır. Ancak aralarında önemli bir fark vardır: Kötülük korku üretir, iyilik ise güven üretir. Kötülük insanları birbirinden uzaklaştırır, iyilik ise gönülleri birbirine yaklaştırır.
Ne yazık ki çağımız, kötülüğün daha görünür hâle geldiği bir dönemden geçiyor. Televizyon ekranlarında şiddet, sosyal medyada hakaret, günlük hayatta tahammülsüzlük ve bencillik sıradanlaştırılıyor. Böyle bir ortamda bazı insanlar, "Bir kişinin iyiliği neyi değiştirebilir ki?" diye düşünebilir. Oysa tarih bunun tam tersini söylüyor. Büyük değişimler, çoğu zaman tek bir güzel yürekle başlamıştır.
Yüce Allah, Mâide Sûresi'nde bizlere yalnızca iyilik yapmayı değil, iyilik üzerinde yardımlaşmayı emrediyor. Demek ki iyilik, tek başına yapılan bir davranış değil; toplumun birlikte inşa edeceği bir hayat anlayışıdır. Bir insanın attığı küçük bir hayır tohumu, başka gönüllerde filiz verir ve zamanla koca bir çınara dönüşebilir.
Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.a.) şöyle buyuruyor:
"Kim İslâm'da güzel bir çığır açarsa hem onun sevabını hem de kendisinden sonra onunla amel edenlerin sevabını alır."........
