Güzel ahlâk en büyük mirastır / İyilik Medeniyeti -8-
(Ahzâb Sûresi, 21)
İnsan, bu dünyadan göç ederken geride birçok şey bırakır. Kimi mal bırakır, kimi makam, kimi eser... Fakat bunların hiçbiri güzel bir ahlâk kadar kalıcı değildir. Çünkü servet tükenir, makam el değiştirir, şöhret unutulur; fakat güzel ahlâkla yetiştirilen bir nesil, asırlar boyunca yaşamaya devam eder.
Bugün anne babaların en büyük kaygısı çocuklarına iyi bir gelecek hazırlamaktır. Daha iyi bir eğitim, daha iyi bir meslek, daha iyi bir hayat... Elbette bunların hepsi önemlidir. Ancak bütün bunların önünde gelen bir emanet vardır ki o da güzel ahlâktır. Ahlâkını kaybeden bir insanın bilgisi de serveti de gücü de kendisine ve topluma fayda sağlamaz.
Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.a.) bu gerçeği şu mübarek sözleriyle ortaya koymuştur:
"Ben güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim." (Muvatta, Hüsnü'l-Hulk)
Bir başka hadis-i şerifte ise şöyle buyurur:
"Kıyamet gününde müminin mizanında güzel ahlâktan daha ağır gelecek hiçbir şey yoktur." (Tirmizî)
Demek ki güzel ahlâk, sadece insanlar arasındaki ilişkileri düzenleyen bir erdem değil; aynı........
