menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İslamın hükümleri müdahale kabul etmez -2

35 0
07.10.2026

Ortaçağ'da Avrupa'da, sosyal ve tarihî olaylar hep Tanrı merkezli algılanıyor ve öyle izah ediliyordu. Tahrif edilmiş Hıristiyanlığa göre Hz. İsa insanüstü kimliğe sahip bir ilah konumundaydı. Kutsal kitap olarak İncil'i anlama, yorumlama yetkisi sadece Kilise'ye aitti.

Rönesans'la beraber, 'Aydınlanma Çağı' denilen bir dönem başlamış; Kilise'nin yerini, merkezinde insanın ve aklın yer aldığı, Kilise'nin yoğun baskılarına tepki olarak doğan yeni fikirler almıştır. 

Bu çağda, dinî dogmalar başta olmak üzere; her şey tartışılmalı, aklın verilerine danışılmalıydı. Batı, aklın ve inancın arasındaki çelişkilerde aklı ön planda tutmuştur. Tarihselcilik görüşü de bu zamanda ortaya atılmıştı ve vukû bulan hadiselerin sadece o ana ait olarak değerlendirilmesi manasına gelmekteydi.

Yani güncellenme; çağa ayak uydurma, akla uygun hale getirme, Rönesans döneminden kalma ve Kilise'yi reddeden zihniyetin ürünüdür. 

Hatta Hıristiyan dünya İznik Konsili'nde binlerle ifade edilen İncil'i, akla uygun olanlarını seçerek dörde indirmiştir.

Oysaki İslam dini, Yahudilik ve Hıristiyanlık gibi tahrif edilmemiştir. Cenab-ı Hak, Yahudi ve Hıristiyanların durumunu pek çok ayette anlatır: "Yahudiler 'Üzeyir Allah'ın oğlu' dediler. Hıristiyanlar da 'Mesih Allah'ın oğlu' dediler. Bu, onların ağızlarıyla söyledikleri sözleri ki, önceden küfredenlerin sözlerine benzetiyorlar. Allah kahretsin neden saptırıyorlar! Hahamları ve rahipleri Allah'tan başka Rab edindiler" (Tevbe, 30-31).

Tarihselcilerin safsataları

TV ekranlarında, hukuk........

© Yeni Mesaj